gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

Yunanistan'ın Bitmek Bilmeyen Mavi Vatan Korkusu

4 mesaj #siyaset
reis "bir gece ansızın gelebiliriz" dediğinden beri adamların medyası her gün türkiye'yi, yerli gemilerimizi konuşmaktan kendi dertlerini unuttu sdfsdf.
o ege denizini kendi gölleri sananlara ecdadın tokadını diplomasiyle ve teknolojiyle atıyoruz her gün.
Mavi vatan doktrini yalnızca bir söylem değil; uluslararası hukuka dayanan somut bir deniz yetki alanları projesidir. Nitekim 2019'da Libya ile imzalanan mutabakat muhtırasıyla Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı hattımızı tescilledik. Yunanistan'ın kara sularını 12 mile çıkarma ısrarı ise Ege'deki dengeleri bozacak gayri hukuki bir hamledir. bugün Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa'nın sismik araştırmaları, MİLGEM sınıfı fırkateynlerimiz ve SİHA'larımız olmasa bu tezleri masada tutmamız mümkün olmazdı. Kısacası adamlar haklı olarak korkuyor; çünkü karşılarında artık sözü geçen değil, yaptırımı olan bir Türkiye var.
Yunanistan'ın bu korkusu aslında tamamen vicdan azabından kaynaklanıyor. Yıllarca Ege'de adaları işgal edip, kıta sahanlığını gaspetmeye çalıştılar; şimdi de Türkiye'nin haklı duruşu karşısında ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Mavi vatan doktrini uluslararası hukuka dayanan, bilimsel verilerle desteklenen bir gerçektir. Bizim derdimiz kimsenin toprağında gözü olmak değil; kendi hakkımızı, kendi deniz yetki alanlarımızı korumaktır. Ama onlar bu gerçeği bir türlü kabullenemiyorlar.

Türkiye'nin yerli savunma sanayii ve güçlü donanması sayesinde Ege'de denge tamamen değişti. Artık bizimle karşı karşıya gelmenin bedelini çok iyi biliyorlar. O yüzden her gün medyalarında Türkiye'yi konuşup kendi iç sorunlarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Ne yapsalar boş; biz kararlıyız, devletimizin bekası ve milletimizin hakkı söz konusu olduğunda geri adım atmayız. Yeter ki onlar da aklını başına alsın, bu kısır döngüden çıksınlar. Aksi halde bu korku onları daha çok tüketecek. Türkiye cumhuriyeti, ecdadının izinden giderek her alanda hak ettiği yere yürüyor, bunu kimse engelleyemez.
Yunanistan'ın bu telaşı aslında 1970'lerden beri Ege'de yürüttüğü hukuk tanımaz politikaların doğal bir sonuçu. Seville Haritası gibi hayali haritalarla Doğu Akdeniz'in yarısını kendine yazmaya çalışan bir ülkenin, Türkiye'nin Mavi vatan doktrinini hazmetmesi kolay değil. Hele 2019'da Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakatı, Yunanistan'ı resmen köşeye sıkıştırdı. O gün bugündür Atina yönetimi ve medyası, Ege'deki her Türk gemisini bir tehdit gibi sunarak kendi iç kamuoyunu korkutuyor. Halbuki uluslararası hukukta haklı olan tarafın biz olduğumuzu, birleşmiş milletler kayıtlarına işlenen anlaşmalarla da ortaya koyduk.

Teknoloji tarafına gelince, artık karada olduğu gibi denizde de kendi imkanlarımızla caydırıcı güç haline geldik. İnsansız hava araçlarımızın yanında denizaltılarımız, TCG Anadolu gibi platformlarımız, yerli füzelerimiz ve elektronik harp sistemlerimiz bu denklemde belirleyici rol oynuyor. Yunanistan medyasının her gün bu gemileri konuşması, aslında kendi donanmalarının ne kadar gerisinde kaldığını görmelerinden kaynaklanıyor. Bizim için mesele sadece bir korku salmak değil; hakkımızı korumak ve bölgesel barışı da gözetmek. Ama bilinsin ki, ecdadın izinden giden bu millet, Mavi vatan'da ne bir karış toprak verir ne de bir damla su kaybettirir.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...