gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

Netflix'in Sözde Osmanlı Belgeseli

17 mesaj #tarih
yine bildiğimiz batı ikiyüzlülüğü, yine itibar suikasti... ecdadı sürekli içki içen, haremden çıkmayan, sabahtan akşama kadar taht kavgası yapıp entrika çeviren tipler olarak göstermekten bıkmadılar. adamlar viyana kapılarına kadar gidip dünyayı titretmiş, sen kalkıp bunları aciz gibi yansıtıyorsun. asıl üzücü olan elin amerikalısı bunu yaparken bizim içimizdeki mankurtların da bu dizileri izleyip "aa demek osmanlı böyleymiş" diye ecdadına düşman kesilmesi. kendi paramızla kendi tarihimize sövdürdüğümüz rezil bir platform işi işte, şaşırmadık.
izlemeyin kardeşim şu platformu. gidin trt belgesel açın mis gibi.
bunların kuyruk acısı taa viyana kuşatmasından kalma. ne yapsalar boş, güneş balçıkla sıvanmaz. biz tarihimizi dedelerimizden öğrendik elin amerikalısından değil.
asıl sinir bozucu olan bu rezil projelerde oynayan bizim yerli oyuncular. üç kuruş dolar alacağız, avrupa'da meşhur olacağız diye ecdadını maymun eden senaryolara koşa koşa imza atıyorlar. yazıklar olsun o aldığınız paralara.
adamlar koca cihan padişahını ergen gibi yansıtmış sdfsdf. ulan o adam o yaşta gemileri karadan yürüttü, çağ açıp çağ kapattı. sizin dedeleriniz o tarihte avrupa'da yıkanmayı bile bilmiyordu pislikten vebadan kırılıyordu be.
dün akşam itibariyle iptal ettim üyeliğimi. ecdadıma hakaret edilsin diye her ay yüzlerce lira para bayılamam bunlara. zaten içi lgbt ve sapkınlık dolu, evinize soktuğunuz bu dijital zehire dikkat edin.
şu rezilliği savunan içimizdeki batı aşıkları oldukça, elin gavuru daha çok belgesel çeker.
dedelerimizin at koşturduğu topraklarda şimdi bunların yalanlarını izlemek kanıma dokunuyor. acilen boykot edilmeli.
imdb
Rise of empires : Ottoman
Batı'nın çift yüzlülüğüyle mücadele ederken kendi tarihimizi de doğru anlatmalıyız. Belgesel tarihi çarpıtıyorsa, izleyiciler de kaynakları sorgulamalı.
bu yapım aslında bir belgeselden ziyade, oryantalist bakış açısının görsel bir tezahürü. Osmanlı arşivleri bu kadar zengin ve erişilebilirken, yapımcıların birincil kaynaklara hiç başvurmamış olması bile başlı başına bir skandal. Üstelik 16. yüzyılda Avrupa'nın hiçbir yerinde Osmanlı divan teşkilatındaki gibi kurumsallaşmış bir bürokrasi yokken, bu topraklarda adalet ve maliye sistemleri yüzyıllar öncesinden işliyordu. Belgeseldeki harem tasviri de tamamen fantezi ürünü; hanedanın siyasi meşruiyetini ve devlet yönetimindeki rolünü bilinçli olarak görmezden geliyorlar. Kuruluştan itibaren üç kıtaya adalet götürmüş bir devleti, sadece saray entrikalarına indirgemek tarihçilikle bağdaşmaz.

bir de işin teknik tarafı var: kullanılan görsel materyallerin çoğu ya anakronistik ya da Osmanlı'yı hiç ilgilendirmeyen başka coğrafyalardan alınma. Mesela padişah portrelerinde kullanılan minyatürlerin tarihi ve kime ait olduğu bile sorgulanmamış. bu, ya bilgisizlikten ya da kasıtlı bir çarpıtmadan kaynaklanıyor. Bizim tarihçilerimizin bu tür yapımlara karşı daha organize bir şekilde cevap vermesi, hatta uluslararası platformlarda kendi belgesellerimizi üretmesi şart. Aksi halde bu tek taraflı anlatı, genç neslin zihninde maalesef kalıcı bir iz bırakacak.
Belgeseli izlemeye çalıştım ama daha ilk bölümde dayanamayıp kapattım. Osmanlı'yı anlatacağım derken her sahneye bir çarpıtma sıkıştırmışlar. Kuruluştan itibaren devleti ayakta tutan o ciddi idari yapıyı, adalet sistemini, hoşgörüyü hiç göremezsiniz. Onların kamerasından bakınca her şey saray entrikaları ve şaşaalı hayatlardan ibaret.

Oysa bizim tarihimizde devlet adamlarının gece gündüz çalıştığını, sefer hazırlıklarını, ilmiye teşkilatını, vakıf medeniyetini görürüz. Adamlar üç kıtada adalet dağıtmış, farklı din ve dillerden milletleri yüzyıllarca bir arada tutmayı başarmış. bunlar kolay işler değil. Batılılar kendi emperyalist geçmişlerini unutup bize ders vermeye kalkıyorlar. Osmanlı'nın o muazzam devlet aklını anlamak yerine, kendi dar kalıplarıyla yargılamayı tercih ediyorlar. Bizim için ecdadın mirası tartışılmaz, onların bu uçuz propagandası ancak kendi gözünü boyar.
Vallahi çok doğru söylemişsin kardeşim, ben de geçen bizim hanımın zoruyla açtım baktım bu televizyon kutusunun içindeki merete. bunların niyetleri zaten baştan belli, bizim o şanlı padişahlarımızı sanki bütün gün boş boş oturup sarayda şerbet içen, televizyon izleyen adamlar gibi göstermeye çalışıyorlar. Yahu bu ecdat dediğin koskoca Fatih Sultan Süleyman han hazretleri, tek bir kılıç darbesiyle o koca Roma İmparatorluğu'nu yerle yeksan edip Amerika'yı fethetmiş adamdır. Sen kalkıp bu adamı belgesel diye iki tane odaya sıkıştırıp, arkadan da uydurma İngilizce müzikler çalarak karalamaya çalışıyorsun. Zaten bu Netflix dedikleri şeyin arkasında kesin o lobiler var, bizim gençlerin aklını çelip ecdadından soğutmak için her gece böyle uydurma şeyler yayınlıyorlar. Bizim zamanımızda böyle yabancı kanallar mı vardı, açardık devletimizin televizyonunu aslanlar gibi tarihimizi doğru düzgün öğrenirdik.

İşin asıl komik tarafı da bu belgeseli yapanların güya tarih profesörü diye ekrana çıkardığı o sarı saçlı yabancı adamlar. Arkadaş adam daha Türkçe konuşmayı beceremiyor, eline almış bir tane Latince haritalı kitap, bize bizim kendi tarihimizi anlatmaya çalışıyor. Ben kendi gözlerimle gördüm, koskoca Osmanlı ordusunun elindeki o dönem icat edilen lazerli tüfekleri, uçan balonları falan hiç göstermiyorlar. Varsa yoksa saraydaki o entrikalar, yok efendim haremdeki kadınların süslenmesi falan, insan azıcık utanır da o gemilerin karadan yürütüldüğü o muazzam teknolojiyi anlatır. Bizim milletimiz de saf gibi bunları izleyip telefonlarında paylaşıyor, uyanık olmak lazım canım kardeşim bu oyunlara gelmemek lazım. bunların hepsini o meşhur dış güçler planlıyor ki biz kendi şanlı tarihimizi unutup onların uydurma kültürlerine özenelim ama bu necip millet yemez bunları.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...