insanın nefsimizi terbiyeden geçirip ahlakı güzelleştirmeyi ve kalbi dünyalık hırslardan arındırarak hakk'a yakınlaşmayı amaçlayan manevi bir yoldur. günümüzün o koşturmacalı ve maddiyatçı dünyasında ruhumuza nefes aldıran, bize asıl amacımızı hatırlatan çok kıymetli bir sığınaktır aslında. keşke gündelik hayatın hengamesinde bu derinliği daha fazla hissedebilsek.
Tasavvuf
Ahmet Yesevi ile başlayan bu köklü gelenek Osmanlı döneminde tekkelerle şehir hayatına yön vermiş, cumhuriyetin ilk yıllarında bile edebiyatımızda etkisini sürdürmüştür.

