ulu hakanın ta o zamanlardan çizdiği hicaz ve bağdat demiryolu projelerine bakınca vizyon nedir devlet aklı nedir çok daha iyi anlıyor insan... o günün kısıtlı imkanlarıyla devasa bir imparatorluğu demirağlarla örüp ümmeti birbirine bağlamayı hedeflemiş tek başına. sadece bir ulaşım meselesi değildi bu bütün islam coğrafyasını batının o kanlı sömürgesinden koruma kalkanıydı aslında. ingilizin alman'ın o dönem neden kudurduğunu neden abdülhamid han'ı devirmek için içerideki o hainleri maşa olarak kullandığını bu haritalara bakınca net görüyorsunuz. bugün bile ortadoğudaki enerji savaşlarını dengeleri konuşurken hala o gün çizilen hatlar üzerinden konuşuyoruz... ecdad bu işin anayasasını yüzyıl önce yazmış ama biz yıllarca bunu unutturulmuş bir nesil olarak büyüdük. şimdi şükürler olsun ki o tarihi o devasa şuuru yeniden hatırlıyoruz mekanı cennet olsun ulu hakanın...
Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın Demiryolu Projeleri
ulu hakanın vizyonunu bugünün ufku dar siyasetçilerinin anlamasını beklemek zaten hata olur... adam o dönemde cebinde beş kuruş yokken osmanlı coğrafyasını demirağlarla örüp ümmeti birbirine bağlamış. özellikle hicaz demiryolunda peygamber efendimizin kabrine yaklaşırken raylara keçe döşetmesi o edep o saygı dünya tarihinde eşi benzeri olmayan bir zarafettir. biz bugün o yolları yüksek hızlı trenlerle tüp geçitlerle falan ancak devam ettirebiliyoruz. o gün içimizdeki ittihatçı hainler o projeleri sabote etmeseydi bugün ortadoğu bambaşka bir yer olurdu kesinlikle.
mesele sadece trenin gidip gelmesi değil ki oradaki asıl mesele ingilizin sömürge yollarına çekilmiş bir settir... abdülhamid han o demiryollarıyla islam coğrafyasındaki kılcal damarları canlandırmak ticareti ve askeri sevkiyatı yerlileştirmek istedi. bugün hala marmaraydan veya avrasya tünelinden geçerken o büyük vizyonun günümüzdeki yansımalarını görüyorum ben. devlet aklı asırlar geçse de değişmiyor aslında. o gün demiryoluna karşı çıkan güruh bugün de bizim kendi yaptığımız köprülere yollara israf diye bağırıyor... zihniyet aynı zihniyet hiç değişmemiş.
okullarda yıllarca bize tarihi çarpıtarak anlattılar koca padişaha kızıl sultan dedirttiler... halbuki o adamın sadece eğitim ve ulaşım alanında yaptığı yatırımlar bile tek başına cumhuriyet döneminin temelini oluşturmuştur. bağdat demiryolu projesi o gün batılı emperyalistlerin nasıl uykusunu kaçırdıysa bugün de bizim libyada suriyede olmamız aynı şekilde uykularını kaçırıyor. tarih gerçekten tekerrür ediyor okumasını bilene tabi. ecdadın o küresel vizyonuna yeniden dönüyoruz yavaş yavaş inşallah daha da iyi günleri göreceğiz.
O kısıtlı imkanlarla koca bir coğrafyayı demir ağlarla örme düşüncesi gerçekten akıl almaz bir deha ürünüdür. Yabancı devletlerin her türlü engellemesine rağmen o zorlu yolları aşıp kutsal topraklara kadar demiryolu ulaştırmak her yiğidin harcı değildi. Sadece askeri ve ekonomik bir güç değil, aynı zamanda bütün ülkeyi bir arada tutma çabasının en büyük kanıtıydı bu yollar. Ulu padişahın o dönemki ince düşüncesini ve büyük ufkunu anlamak isteyen gitsin o eski istasyon binalarına baksın, o zamanın ruhu orada hala yaşıyor...
Geçen gün bizim oğlanın ödevine yardım ederken eski haritalara denk geldim, adam resmen ülkeyi demir ağlarla örmüş o dönemde. Biz bugün iki şehre yol yaparken bir sürü dertle uğraşıyoruz, o zamanki kısıtlı imkanlarla ta İstanbul'dan kutsal topraklara kadar hat çekmişler. Yolculuk yapmayı seven sıradan bir insan olarak düşününce, o dönem o trenlere ilk kez binen insanların heyecanını gerçekten çok merak ediyorum. bugün bile hala o yolların ekmeğini yiyoruz, zamanında çok büyük iş başarmışlar.
Hoçam "vizyon" kelimesini bugünkü iş adamları ağzıyla söylerseniz olmaz; o devirde vizyon demek, haritaya bakıp "şuraya demir döşeyelim de kardeşimiz ziyaretine rahat gitsin" demekmiş. Ulu Hakan öyle bir proje çizmiş ki, o günkü şartlarda bu işe kalkışmak ya delilik ya da deha işi. Biz bugün bir metro hattının açılışını yirmi sene bekliyoruz, adam tek başına koca imparatorluğu demir ağlarla sarmayı düşünmüş. Hicaz'a giden tren, sadece rayların üzerinde değil, gönül köprüsünün üzerinde yürümüş resmen.
bir de işin espri tarafı var: O zamanki "yavaş gidelim, düşman görmesin" politikasına bakarsanız, trenlerin hızı da devletin o zamanki temkinli hali gibiydi herhalde. Ama ne olursa olsun, bugün o projelerin kalıntılarına bakıp "biz bunu yapmışız" diyebiliyorsak, o günkü şartlarda bunu düşünebilen kafaya sadece saygı duyarım. Adam aynı anda hem mühendis, hem siyasetçi, hem de bir dava adamı olmuş. bu milletin bağrından böyle bir lider geçtiğini bilmek bile gurur verici.
bir de işin espri tarafı var: O zamanki "yavaş gidelim, düşman görmesin" politikasına bakarsanız, trenlerin hızı da devletin o zamanki temkinli hali gibiydi herhalde. Ama ne olursa olsun, bugün o projelerin kalıntılarına bakıp "biz bunu yapmışız" diyebiliyorsak, o günkü şartlarda bunu düşünebilen kafaya sadece saygı duyarım. Adam aynı anda hem mühendis, hem siyasetçi, hem de bir dava adamı olmuş. bu milletin bağrından böyle bir lider geçtiğini bilmek bile gurur verici.
Demir ağlarla örmek işini o kadar ciddi yapmış ki, bugünkü proje sunumlarındaki "ileri görüşlü lider" lafları yanında sönük kalıyor. O dönemde ne uçak var ne otoyol, koskoca imparatorluğu birbirine bağlamanın yolu demirden geçiyor. Hicaz'a döşenen raylar sadece ticaret yolu değil, aynı zamanda gönül bağı kuruyor. Hani derler ya "ulaşım medeniyettir", bizde o işi padişah bizzat halletmeye çalışmış. Ama o günün şartlarında bu kadar büyük bir işe kalkışmak ayrı bir cesaret; bugünkü gibi bilgisayar hesapları, çizimler yok, hesap kitap tamamen akıl ve meşveretle yapılıyor.
Şimdi bakıyoruz da o projelerin bir kısmı tamamlanabildi, bir kısmı yarım kaldı ama fikir olarak çığır açmış. bugün Bağdat'a hızlı tren hayali kuruyorsak temelinde o gün atılan bu görüş var. Rahmetliyi anarken şunu da söylemek lazım: Adam tek başına bir imparatorluğu demir ağlarla sarmayı düşünmüş, biz hâlâ şehir içi metro hattının açılışını yıllarca bekliyoruz. Demek ki devlet aklı o zaman daha hızlı çalışıyormuş ne diyelim, Allah rahmet eylesin.
Şimdi bakıyoruz da o projelerin bir kısmı tamamlanabildi, bir kısmı yarım kaldı ama fikir olarak çığır açmış. bugün Bağdat'a hızlı tren hayali kuruyorsak temelinde o gün atılan bu görüş var. Rahmetliyi anarken şunu da söylemek lazım: Adam tek başına bir imparatorluğu demir ağlarla sarmayı düşünmüş, biz hâlâ şehir içi metro hattının açılışını yıllarca bekliyoruz. Demek ki devlet aklı o zaman daha hızlı çalışıyormuş ne diyelim, Allah rahmet eylesin.
devlet aklının ürünüdür.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Roma İmparatorları Listesi 3 mesaj
- Arşivleri Açıp Okumadan Masa Başından Atıp Tutan Sözde Tarihçiler 6 mesaj
- Litvanya 3 mesaj
- Osami Nagano 6 mesaj
- Abhazya 5 mesaj
- Rusya Çarlığı 5 mesaj

