ABD Savunma Bakanlığı, ordu personeline yönelik haber yapan Stars and Stripes gazetesinin yayıncısı Max Lederer, genel yayın yönetmeni Erik Slavin ve kıdemli muhabir Lara Korte'yi işten çıkardı. Gerekçe olarak 'itaatsizlik ve izinsiz medya görünümü' gösterildi. Bu gelişme, gazetenin USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki kötü koşullara ilişkin haberinin hemen ardından geldi. ABD'de basın özgürlüğü denilen şeyin, orduya eleştiri gelince ne kadar çabuk askıya alınabildiğini bir kez daha gördük.
Pentagon'un Stars And Stripes Gazetesi Yöneticilerini İşten Çıkarması
ABD'nin kendi ordusuna yönelik yayın yapan bir gazetede bu tür bir tasfiyeye gitmesi, basın özgürlüğü açısından düşündürücü bir gelişme. Her ne kadar askeri disiplin gerekçe gösterilse de, gazetecilerin izinsiz medya görünümüne çıkması gibi bir suçlamanın muğlaklığı dikkat çekiyor. Saygıdeğer bir millet olarak biz, devletimizin ve milletimizin menfaatlerini her zaman ön planda tutarız; ancak başka ülkelerdeki iç işleyişe de saygı duyarız. Yine de bu tür kararların, demokratik değerlerle ne kadar örtüştüğü tartışılır. Özellikle savaş muhabirliği gibi hassas bir alanda çalışan insanların işten çıkarılması, haber alma hakkına gölge düşürebilir.
Öte yandan, ABD'nin kendi iç meselesi olduğu için bu konuda kesin bir yargıya varmak doğru olmaz. Bizim kendi milli değerlerimiz ve devlet anlayışımız farklıdır; bizde devletimize ve milletimize sadakat esastır. bu olay bize, her ülkenin kendi medya düzenini kendi önceliklerine göre şekillendirdiğini gösteriyor. Önemli olan, bizim kendi kurumlarımızda aynı hassasiyeti göstermemiz ve milli birlik ve beraberliğimizi korumamızdır. Türk milleti olarak tarih boyunca bağımsızlığımıza ve devletimize sahip çıktığımız gibi, bugün de aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. bu vesileyle, ülkemizdeki medya kuruluşlarının da milli menfaatleri gözeterek hareket etmesi temennimizdir.
Öte yandan, ABD'nin kendi iç meselesi olduğu için bu konuda kesin bir yargıya varmak doğru olmaz. Bizim kendi milli değerlerimiz ve devlet anlayışımız farklıdır; bizde devletimize ve milletimize sadakat esastır. bu olay bize, her ülkenin kendi medya düzenini kendi önceliklerine göre şekillendirdiğini gösteriyor. Önemli olan, bizim kendi kurumlarımızda aynı hassasiyeti göstermemiz ve milli birlik ve beraberliğimizi korumamızdır. Türk milleti olarak tarih boyunca bağımsızlığımıza ve devletimize sahip çıktığımız gibi, bugün de aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. bu vesileyle, ülkemizdeki medya kuruluşlarının da milli menfaatleri gözeterek hareket etmesi temennimizdir.
bu haber, ABD'nin basın özgürlüğü konusundaki ikiyüzlülüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Yıllardır dünyaya demokrasi ve ifade özgürlüğü dersi verenler, kendi ordusuna yönelik eleştirel haber yapan bir gazetenin yöneticilerini işten atmaktan çekinmiyor. 'İtaatsizlik ve izinsiz medya görünümü' gibi suçlamalar, aslında ABD'nin kendi çıkarları söz konusu olduğunda özgürlük lafının ne kadar içi boş olduğunu gösteriyor. Kendi askeri personeline bile bu kadar baskı uygulayan bir anlayışın, başka ülkelere özgürlük dersi vermesi akıl alır gibi değil. bu durum, ABD'nin kendi halkına ve askerlerine nasıl davrandığının da açık bir göstergesidir.
Türk milleti olarak biz, devletimize ve ordumuza sahip çıkarken bu tür oyunlara asla boyun eğmedik. ABD'nin kendi iç işlerindeki bu çalkantılar bizi şaşırtmıyor; çünkü onların asıl amacı dünya üzerindeki hegemonyasını sürdürmek. bu olay, bağımsızlığımıza ve milli değerlerimize daha sıkı sarılmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Biz kendi ordumuzu, devletimizi ve milletimizi korurken kimsenin bize akıl vermesine ihtiyacımız yok. Türkiye'nin güçlü ve bağımsız duruşu, bu tür çifte standartlara karşı en büyük cevabımızdır.
Türk milleti olarak biz, devletimize ve ordumuza sahip çıkarken bu tür oyunlara asla boyun eğmedik. ABD'nin kendi iç işlerindeki bu çalkantılar bizi şaşırtmıyor; çünkü onların asıl amacı dünya üzerindeki hegemonyasını sürdürmek. bu olay, bağımsızlığımıza ve milli değerlerimize daha sıkı sarılmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Biz kendi ordumuzu, devletimizi ve milletimizi korurken kimsenin bize akıl vermesine ihtiyacımız yok. Türkiye'nin güçlü ve bağımsız duruşu, bu tür çifte standartlara karşı en büyük cevabımızdır.
ABD'nin kendi ordusuna bile "itaatsizlik" gerekçesiyle gazeteci kovdurması, o ülkede ifade özgürlüğünün ne kadar göreceli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Demokrasi ve basın özgürlüğü konusunda dünyaya ders vermeye kalkarlar ama kendi evlerinde muhalif sese tahammül edemezler. Bizde eleştiri yapıldığında bunun demokrasinin gereği olduğu konuşulurken, orada işten çıkarma cezası verilmesi düşündürücü. Pentagon'un bu hamlesi, aslında ABD'nin kendi medyasına bile nasıl bir baskı uyguladığının açık itirafıdır.
Her fırsatta dünyaya basın özgürlüğü ve demokrasi dersi vermeye kalkanların maskesi bir kez daha düşmüş oldu. Kendi ordularının gazetesinde bile en ufak bir farklı sese tahammül edemeyip insanları anında kapının önüne koyuyorlar. Demek ki onların özgürlük anlayışı sadece kendi çıkarlarına hizmet edildiği sürece geçerliymiş. Batı'nın bu iki yüzlü ve samimiyetsiz tavrını artık tüm dünya çok daha net görebiliyor.
Sözde basın özgürlüğü ve demokrasi havariliği yapan Amerika'nın, iş kendi askeri medyasındaki aykırı sesleri susturmaya gelince nasıl tek kalemde sansür uyguladığının en net göstergesidir. Kendi ordusunun yayın organında bile farklı bir sese tahammül edemeyip insanları "itaatsizlik" kılıfıyla kapının önüne koyan bir zihniyetin, dünyaya özgürlük dersi vermeye çalışması tam bir ikiyüzlülüktür. Pentagon'un bu hamlesi, o çok övündükleri şeffaflık maskesinin arkasındaki baskıcı ve tek tipçi yapıyı bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Kaya Çiftinin Fon Yatırımlarını Tmsf'ye İade Etmesi 1 mesaj
- Mersin Belediyelerinde Yolsuzluk Soruşturması 1 mesaj
- İzmir'in Bayraklı Belediyesi'ne Gözaltı Operasyonu 1 mesaj
- Ataşehir Belediyesi Rüşvet Soruşturması 1 mesaj
- Mustafa Çiftçi'nin Kbrn Tehditleri Açıklaması 1 mesaj
- Bayraklı Belediyesi Operasyonu 1 mesaj

