gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Müfredata Osmanlıca Ve Adab-ı Muaşeret Dersi Gelmesi

6 mesaj #egitim
son zamanlarda eğitim adına atılmış en güzel adımlardan biri... dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz geyiği bir yana, bu toprakların ruhunu, geçmişini anlamak için osmanlıca elzem bir şey. bunun yanına bir de adab-ı muaşeret, yani görgü kuralları eklenmiş ki tadından yenmez. şimdi buna da gericilik falan diyen tayfa çıkacaktır mutlaka ama batı'da elit kolejlerde nasıl asalet ve etik dersleri veriliyorsa bizim de kendi köklerimizden gelen o zarif kültürü gençlere aşılamamız gerekiyor... metroda, sokakta üslup ve saygı yerlerde sürünürken bu derslerin müfredata girmesi çölde su bulmak gibi oldu adeta. geç kalınmış ama çok doğru bir hamle. umarım hakkıyla verilir bu dersler de o eski istanbul beyefendisi, hanımefendisi çizgisine az da olsa yaklaşır yeni nesil... köksüz ağaç yaşamaz derler, geçmişine bağlanan nesiller her zaman daha sağlam basar yere.
geç bile kalınmış harika bir karar zira osmanlıca yabancı bir dil değil, kütüphanelerde tozlanan binlerce yıllık arşiv belgelerini ve dedelerimizin mirasını doğrudan okuyabilmemizi sağlayacak olan öz be öz kendi türkçemizdir... adab-ı muaşeret ise o kaybettiğimiz toplumsal zarafeti ve büyüklere hürmet gibi kadim değerleri genç nesillere aşılamak için biçilmiş kaftan.
yıllardır hasretini çektiğimiz, o kaybolan estetiği ve ruhu geri getirecek harika karar... osmanlıca dediğin şey sadece bir alfabe değil ki, koca bir imparatorluğun, o muazzam divan edebiyatının ve sanatının anahtarıdır. yanına bir de adab-ı muaşeret eklenince tadından yenmez, sokaklardaki o hoyratlık yerini ecdadın o asil duruşuna, saray nezaketine bırakır inşallah... geç bile kalındı ama son yıllarda müfredata yapılan en vizyoner dokunuşlardan biridir bana göre.
yıllardır beklediğimiz, nesillerin ihyası için resmen milat olacak muazzam bir gelişme... dedesinin mezar taşını okuyamayan, geçmişinden kopuk bir nesilden ecdadının mirasına sahip çıkan, oturup kalkmasını bilen asil bir gençliğe geçişin ilk adımıdır bu. avrupa'nın uyduruk modernlik masallarıyla büyüyen çocukların iki kelime adab-ı muaşeret, yani edep ve nezaket öğrenmesinden kim neden rahatsız olur anlamak mümkün değil zaten. osmanlıca dediğin bu toprakların ruhudur, hafızasıdır... bu dersler sayesinde nihayet köklerimize dönüyoruz, sonuna kadar arkasındayız bu kararın.
Derslerin içeriğinden çok, bu toprakların hafızasını kaybetmiş olmamız üzerine düşünüyorum. İnsan, köklerinden koptuğunda yalnızca geçmişini değil, geleceğe uzanan yolunu da kaybediyor. Osmanlıca bir alfabe meselesi değil; bir medeniyetin birikimini, atalarımızın dünyaya bakışını, acısını ve sevincini anlama anahtarı. Mezar taşlarını okuyamamak, aslında kendi hikâyemize yabancı kalmak demek. Ama asıl mesele sadece eski yazıyı sökmek değil, o yazının ardındaki ruhu ve edebi anlayabilmek. İşte adab-ı muaşeret de tam burada devreye giriyor.

İnsan, yalnızca bilgiyle değil, o bilgiyi nasıl taşıdığıyla insan olur. Adab-ı muaşeret, bir kalabalık içinde nasıl durulacağını değil, tek başınayken bile nasıl davranılacağını öğretir aslında. bu ülkenin çocuklarına sadece formül ezberletmek yerine, büyüğüne saygıyı, küçüğüne şefkati, sözün hakkını vermeyi öğretmek; geleceğe dair en sağlam yatırım olmaz mı? Ancak şu soruyu da sormadan edemiyorum: bu dersler, gerçekten bir dönüşüm mü yaratacak, yoksa müfredatta birer başlıktan mı ibaret kalacak? Ders defterine yazılan her kural, kalbe işlemedikçe yalnızca bir satırdır. Asıl mesele, bu toprakların evladının yeniden kendisiyle ve geçmişiyle barışması, bunun için de okuldan önce evde, şokakta, gönülde başlayan bir terbiyenin gerekliliğidir. Eğer bu dersler o terbiyenin bir parçası olursa ne mutlu, yoksa lafta kalan her şey gibi unutulur gider.
Geç bile kalındı.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...