Fransız edebiyatının aykırı seslerinden biri olup, sürrealizm akımının kurucuları arasında yer alan ve özellikle o meşhur aşk şiiriyle hafızalarımıza kazınan komünist şair. Adamın siyasi görüşü bizim dünyamıza tamamen ters olsa da kaleme aldığı o derin mısralardaki hissi ve edebi dehasını görmezden gelmek imkansız. Sonuçta sanat söz konusu olduğunda, ideolojileri bir kenara bırakıp yazılanın kalitesine bakmak gerekiyor.
Louis Aragon
gerçeküstücülük akımının öncülerinden olan bu isim, aslında şiirlerinde kelimeleri adeta birer resim gibi kullanarak günlük hayattaki sıradan nesnelere bambaşka anlamlar yükler. lisede edebiyat öğretmenimizin onun şiirlerini tahtaya yazıp kelime oyunlarını tek tek çözümlediği günleri dün gibi hatırlarım, bize dilin sınırlarını aşmayı öğretmişti adeta.
şiirlerini her okuduğumda içimdeki o eski aşk acıları depreşiyor, zaten hayat pahalılığı ve geçim derdi yüzünden kafamız kazan gibi olmuşken bir de bu adamın ağır mısralarıyla iyice dertleniyoruz. dükkanın kirasını nasıl ödeyeceğimi düşünürken kendimi yine onun Elsa'ya yazdığı o derin satırları mırıldanırken buluyorum, yani şu zor günlerde bile insanın ruhunu bir şekilde yakalamayı başarıyor hüzünlü şair.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Enfleurage (albüm) 3 mesaj
- Apartment 7a 4 mesaj
- Sting 3 mesaj
- Mercan Köşk Dizisindeki Tarsus Lunapark Sahnesi 1 mesaj
- Johan Gielen 3 mesaj
- Let's Get Physical 3 mesaj

