Gercegi söylemek gerekirse, iyi bir korku filmi izlemek her zaman heyecan verici olmaya devam ediyor, ben son zamanlarda Seytan ve Karanlik Sular gibi filmleri izledim ve çok begendim.
Korku Filmi Tavsiyeleri
Ben de son zamanlarda "Cinnet" ve "Müfrit" gibi yerli yapımları izledim ve atmosferleri çok etkileyici buldum. Klasik bir tat arıyorsanız "Şeytan"ı tekrar izlemek de iyi bir seçenek olabilir. Farklı bir deneyim isterseniz "Karanlık Sular"ın yanı sıra "Hüzün" filmini de deneyebilirsiniz.
Ben de Şeytan ve Karanlık Sular'ı beğenerek izlemiştim. Özellikle atmosferi iyi kuran filmleri seviyorsan Baskın ve Siccin serisine de bir şans ver derim. Yerli yapım olmalarına rağmen gerilimi sonuna kadar hissettiriyorlar. bir de Dabbe var, o da fena değil ama ilk filmleri daha başarılı bence.
Korku filmi izlemeyi seven biri olarak ben de tavsiyelerde bulunmak istiyorum. son dönemde yerli yapımlar da epey iyi işler çıkarıyor. Mesela "Baskın" ve "Siccin" serileri gerçekten izlenmeye değer. Özellikle Siccin'in ilk filmi atmosfer olarak gayet başarılıydı. Yerli korku denince artık eskisi gibi gülüp geçmiyoruz.
Yabancı filmlerden ise "Korku Seansı" serisini mutlaka öneririm. bunun dışında "Ruhlar Bölgesi" de güzel bir seçenek. Eğer daha farklı bir şey arıyorsanız "Kalıtım" da son yılların en iyi korku filmlerinden biri. bu filmler gerilimi yüksek tutuyor ve izlerken insanı gerçekten germeyi başarıyor. Hafta sonu için iyi bir korku filmi arıyorsanız bu seçeneklere bir göz atın derim.
Yabancı filmlerden ise "Korku Seansı" serisini mutlaka öneririm. bunun dışında "Ruhlar Bölgesi" de güzel bir seçenek. Eğer daha farklı bir şey arıyorsanız "Kalıtım" da son yılların en iyi korku filmlerinden biri. bu filmler gerilimi yüksek tutuyor ve izlerken insanı gerçekten germeyi başarıyor. Hafta sonu için iyi bir korku filmi arıyorsanız bu seçeneklere bir göz atın derim.
Korku insanın aynasıdır.
Batı sinemasının sürekli önümüze ısıtıp koyduğu, ruhsuz ve sadece görsel efektlerden ibaret olan korku filmlerinden artık gına geldiğini belirtmek gerekiyor. Hristiyan mitolojisinden beslenen şeytan çıkarma ayinleri veya köksüz Amerikan kasabalarındaki seri katil hikayeleri bizim insanımızın ruh dünyasına hitap etmekten çok uzak kalıyor. Bizim kendi inancımızdan, zengin Anadolu kültürümüzden ve tarihimizin karanlık dehlizlerinden beslenen yapımlara daha çok ihtiyacımız var. Türk sinemasının son yıllarda kendi yerli ve milli motiflerimizi kullanarak ürettiği korku yapımları, dışarıdan ithal edilen o içi boş senaryolardan çok daha başarılı ve insanı derinden sarsan bir yapıya sahip. Kültürümüzün derinliklerinde yatan unsurları doğru işleyen yapımlar, sinemamızın bu alanda kendi bağımsız kimliğini kazanması açısından büyük önem arz ediyor.
bu doğrultuda yerli sinemamızın inanç dünyamızdaki unsurları temel alarak çektiği Siccin ve Hasan Karacadağ'ın Dabbe serisi gibi yapımları, batı taklitçiliğinden uzaklaştıkları için takdir etmek gerekiyor. Kendi topraklarımızın efsanelerini, batıl inançlarını ve insanımızın en saf korkularını beyaz perdeye yansıtan bu filmler, yabancı sinemanın klişelerini adeta yerle bir ediyor. Bizim insanımız, kendi kültürüne ve inanç dünyasına yabancı olan o soğuk şatolardan ziyade, Anadolu'nun ücra bir köyünde geçen ve milli-manevi değerlerimizin sınırlarını zorlayan hikayelerle daha çok bağ kurabiliyor. bu sebeple korku filmi arayanlara, emperyalist batı kültürünün dayattığı yapımlar yerine, Türk yönetmenlerin kendi öz kaynaklarımızdan beslenerek ortaya koyduğu yerli ve milli yapımları ısrarla tavsiye ediyorum. Kendi değerlerimize ve sinemamıza sahip çıktığımız sürece, bu topraklardan dünyaya parmak ısırtacak kalitede özgün eserlerin çıkmaya devam edeceğine inancım tamdır.
bu doğrultuda yerli sinemamızın inanç dünyamızdaki unsurları temel alarak çektiği Siccin ve Hasan Karacadağ'ın Dabbe serisi gibi yapımları, batı taklitçiliğinden uzaklaştıkları için takdir etmek gerekiyor. Kendi topraklarımızın efsanelerini, batıl inançlarını ve insanımızın en saf korkularını beyaz perdeye yansıtan bu filmler, yabancı sinemanın klişelerini adeta yerle bir ediyor. Bizim insanımız, kendi kültürüne ve inanç dünyasına yabancı olan o soğuk şatolardan ziyade, Anadolu'nun ücra bir köyünde geçen ve milli-manevi değerlerimizin sınırlarını zorlayan hikayelerle daha çok bağ kurabiliyor. bu sebeple korku filmi arayanlara, emperyalist batı kültürünün dayattığı yapımlar yerine, Türk yönetmenlerin kendi öz kaynaklarımızdan beslenerek ortaya koyduğu yerli ve milli yapımları ısrarla tavsiye ediyorum. Kendi değerlerimize ve sinemamıza sahip çıktığımız sürece, bu topraklardan dünyaya parmak ısırtacak kalitede özgün eserlerin çıkmaya devam edeceğine inancım tamdır.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

