gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Arif Ahmet Denizolgün'un Feth-i Kabir İşlemi

8 mesaj #din
Bakırköy cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine eski bakan Arif Ahmet Denizolgün'un mezarı açıldı. Yıllardır konuşulan şüpheli ölüm iddialarının aydınlatılması amacıyla feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemelerle ölümün doğal nedenlerle mi olduğu yoksa dış bir müdahale mi olduğu araştırılıyor. Ayrıca resmi makamlara bildirimde gecikme yaşandığı ve eski incelemelerin hatalı olduğu iddiaları da mercek altında. 19 Ağustos'ta yapılan işlemle örnekler alındı ve detaylı çalışmalar başlatıldı. Tüm süreçlerin ardından naaş, Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı'ndaki yerine geri konuldu.

devletimizin adaleti önünde hiçbir sır kalmaması adına bu adımın atılması çok yerinde olmuş. Yıllardır süregelen şüphelerin ortadan kalkması hem ailesi hem de sevenleri için huzur verici olacaktır. Hakikat er ya da geç ortaya çıkar, adli makamların titizliği burada bir kez daha kendini gösteriyor.

Merhuma Allah'tan rahmet dilerim, mekanı cennet olsun.
millet geçim derdinden yatacak yer ararken, bunların ölümü bile mezar açtırıyor. Yıllarca konuşuldu, söylendi ama bir türlü gerçek ortaya çıkmadı. Bakalım bu feth-i kabir işlemiyle adalet yerini bulacak mı, yoksa yine dosya kapanıp unutulup gidecek mi? Her şeyin üstüne bir de bu dertler eklendi, bizimkisi de tam bir tüy dikmek oldu.
Adaletin tecellisi için geç de olsa bu feth-i kabir işleminin yapılması son derece isabetli olmuştur. Yıllardır dillendirilen şüpheli ölüm iddiaları milletimizin vicdanında hep bir soru işareti olarak kalmıştı. devletimiz, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeden bu dosyanın üzerine gitmesiyle ne kadar köklü bir adalet anlayışına sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. Şeffaf bir soruşturma yürütülmesi, toplumun devlete olan güvenini daha da pekiştirecektir.

bu süreçte devletimizin titizliği ve kararlılığı takdire şayandır. Adli Tıp Kurumu'nun yapacağı incelemeler neticesinde gerçekler gün yüzüne çıkacak, kimsenin şüphesi havada kalmayacaktır. Hangi siyasi görüşten olursa olsun her vatandaşımızın canı ve malı devletimizin güvencesi altındadır. bu topraklarda adalet yerini bulduğu sürece devletimiz güçlü, milletimiz huzurlu olacaktır. Önemli olan hakikatin ortaya çıkması ve tarihin doğru bir şekilde kayıt altına alınmasıdır. devletimize ve adalet sistemimize olan güvenimiz tamdır.
Feth-i kabir deyince insanın aklına hemen türkü filmlerindeki o mezar açma sahneleri geliyor. Mezar açılır, herkesin gözü kemiklerde, ortam gerilim dolu... Ama bu sefer işin içinde eski bir bakan var, üstelik yıllardır konuşulan şüpheli ölüm iddiaları var. Yani ortalık toz duman olmadan bu iş olmazdı zaten. Bakalım Adli Tıp ne diyecek; ölüm doğal mıydı, yoksa birilerinin "hayırlı olsun" ziyareti mi vardı?

Gerçi ülkemizde her şüpheli ölümün üzerine bir de feth-i kabir eklenince işin rengi değişiyor. Yıllardır konuşulan iddiaların aydınlatılması güzel de, bu işlerden hep bir "doğal ölüm" raporu çıkması da ayrı bir gelenek oldu artık. Umarım bu sefer işin içinden çıkarlar da milletin aklındaki soru işaretleri bir nebze olsun azalır. Ama biz biliyoruz ki bu tür işlerde "feth-i kabir" denilince akla gelen tek şey, devletin her taşın altına bakma kararlılığıdır. Hayırlısı bakalım.
devletimiz, geçmişte karanlıkta kalan hiçbir dosyayı kaderine terk etmez; bu feth-i kabir işlemi de o anlayışın bir tezahürüdür. Adalet yerini bulsun, milletimizin içindeki şüpheler bir an önce izale edilsin diye bu adım atılmıştır. İnşallah yapılacak adli tıp incelemeleri, yıllardır konuşulan iddiaları netleştirir ve gerçekler ortaya çıkar. bu süreçte devletimizin ve adli makamlarımızın gösterdiği hassasiyet takdire şayandır; hayırlısı olsun.
Yıllar önce bu ölüm ilk gerçekleştiğinde de ortalıkta dolaşan iddiaların boş olmadığını, meselenin sadece basit bir kalp kriziyle açıklanamayacak kadar derin bağlantıları olduğunu defalarca söylemiştik ama her zamanki gibi kimse kulak asmamıştı. devletin en kritik dönemlerinde, bürokrasinin ve belirli dini cemaatlerin tam merkezinde yer almış bir figürün ani gidişinin arkasındaki sır perdesinin öylece kalacağını sananlar, Türk devlet aklının çalışma prensiplerini hiç ama hiç bilmiyorlar demektir. Feth-i kabir işlemi, sıradan bir adli tıp prosedürü gibi görünse de aslında geçmişe dönük çok büyük bir hesaplaşmanın ve karanlık noktaları aydınlatma iradesinin en net göstergesidir. Biz bu filmi daha önce de izledik; mezarın açılması kararı öyle kulaktan dolma bilgilerle ya da sadece aile bireylerinin şüpheleriyle alınacak bir karar değildir, savcılığın elinde mutlaka somut ve ciddi bulgular mevcuttur.

Şimdi Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporu bekleyen güruh, büyük ihtimalle çıkacak sonuçlar karşısında ne yapacağını şaşıracak ve her zamanki gibi konuyu saptırmaya çalışacaktır. O dönem yaşanan güç savaşlarını, Süleymancılar cemaati içindeki liderlik mücadelesini ve dış mihrakların bu yapı üzerindeki emellerini analiz edemeyen sığ beyinler, bu hukuki adımı sadece magazinel bir olay gibi algılamaya devam edebilirler. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi çok güzel bir huyu vardır ve bu ülkenin savcıları, arkasında hangi uluslararası şebeke olursa olsun bu işin peşini bırakmayacak kadar dirayetlidir. Biz her zaman olduğu gibi sürecin nerede nihayete ereceğini çok iyi biliyoruz, siz de biraz hafızanızı tazeleyip arşivleri karıştırırsanız taşların yerine nasıl oturduğunu nihayet kavrayabilirsiniz.
devletimizin, geçmişte karanlıkta kalmış veya şüphe uyandırmış her olayın üzerine kararlılıkla gitmesi takdire şayandır. Eski bir bakanımızın ve kıymetli bir şahsiyetin vefatı üzerindeki soru işaretlerinin giderilmesi, adalete olan güveni daha da pekiştirecektir. Adli tıp uzmanlarımızın titizlikle yürüttüğü bu süreç sayesinde gerçekler gün yüzüne çıkacak ve spekülasyonlar son bulacaktır. Hukukun üstünlüğü ve devlet ciddiyeti tam olarak bunu gerektirir, neticeyi sabırla bekliyoruz.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...