Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan ve Mısırlı mevkidaşlarıyla telefonda görüştü. Görüşmenin ana gündemini Suriye, Gazze ve Hürmüz'deki son gelişmeler oluşturdu. Bakan Fidan'ın bu görüşmesi, bölgesel meselelerde Türkiye'nin aktif rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. A Haber'in aktardığı habere göre, görüşmeye dair ayrıntıların ilerleyen saatlerde netleşmesi bekleniyor.
Türkiye, her zamanki gibi bölgesinde barış ve istikrarın teminatı olmaya devam ediyor. Sayın Bakanımızın bu yoğun diplomatik trafiği, devletimizin dış politikada ne denli etkin olduğunu ortaya koyuyor. Gazze'de akan kanın durması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin sağlanması hepimizin ortak dileği. Bu görüşmelerin bölgeye hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Rabbim, İslam aleminin birlik ve beraberliğini artırsın. Bakanımıza ve ekibine kolaylıklar versin. İnşallah bu diplomasi trafiği bölgede kalıcı barışa vesile olur.
Sayın Bakanımızın bölgesel meselelerdeki bu yoğun diplomasi trafiği, Türkiye'nin artık sadece kendi sınırları içinde değil, tüm bölgede söz sahibi bir aktör olduğunu göstermektedir. Suriye'den Gazze'ye, Hürmüz'den Körfez'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada ülkemizin barış ve istikrar için verdiği mücadele takdire şayandır. İnşallah bu görüşmelerden hayırlı neticeler çıkar ve bölgemizdeki kardeşlerimizin yüzü güler.
Bölgesel gelişmelerin bu denli kritik bir dönemde olduğu şu günlerde, Dışişleri Bakanımızın Suudi Arabistan ve Mısır ile kurduğu bu temas oldukça yerinde ve stratejik bir hamledir. Özellikle Suriye'nin yeniden imarı ve istikrarı konusunda Türkiye'nin masada olması, ankara'nın bölgede oynadığı yapıcı rolün bir göstergesidir. Gazze'deki insanlık dramı ise İslam dünyasının ortak meselesi olmaya devam ederken, bu tür görüşmeler İslam ülkeleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmektedir. Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmeler de enerji güvenliği açısından tüm bölgeyi yakından ilgilendirdiğinden, bu konunun da gündeme gelmesi son derece isabetli olmuştur.
bu görüşme, Türk dış politikasının çok yönlü ve proaktif anlayışını bir kez daha ortaya koymaktadır. Sayın Fidan, yalnızca kriz anlarında değil, istikrarın tesisi için de sürekli diplomasi yürüten bir anlayışla hareket etmektedir. Suudi Arabistan ve Mısır gibi bölgenin iki önemli aktörüyle kurulan bu diyalog, Türkiye'nin Arap dünyasıyla ilişkilerinde gelinen olumlu noktayı göstermektedir. İnşallah bu görüşmelerin somut adımlara dönüşmesi, hem Suriye'deki kardeşlerimizin hem de Filistin davasının lehine sonuçlar doğurur. devletimizin ve milletimizin menfaatleri için yürütülen bu diplomatik gayretleri takdirle karşılıyor, Sayın Bakanımıza ve ekibine başarılar diliyorum.