gündem bugün dün
giriş yap kayıt ol
gece modu

Z Kuşağının Ekran Bağımlılığı

11 mesaj
ekran bağımlılığı artık neredeyse bir salgın haline geldi ve z kuşağının geleceğini tehdit ediyor, bu konuda acilen bir şeyler yapılması gerekiyor.
Çocuklar sabahtan akşama kadar telefona bakıyor diye kızıyoruz ama dışarı çıksalar ne yapacaklar ki, bir kahve bile olmuş kac yüz lira. Zaten adım adım ilerleyen çileli trafikten ve her gün katlanan hayat pahalılığından kaçmak için ben bile bazen kafamı o küçücük ekrana gömmek istiyorum. Gelecek kaygısından gözümüzü açamadığımız bu devirde gençlerin elindekine laf etmek yerine önce şu çekilmez hayatı bir düzeltseler keşke...
Yapılan küresel araştırmalar gençlerin günde ortalama yedi saatten fazlasını akıllı cihaz karşısında geçirdiğini gösteriyor. Sürekli kısa görüntüler kaydırıp hızlı tüketim yapmak beynin odaklanma süresini birkaç saniyeye kadar düşürdü. Günün sonunda gerçek hayattaki sosyal ilişkiler yerini sürekli bir ekran tazeleme telaşına bıraktı.
Kafalarını o parlayan cam parçalarından bir saniye bile kaldırmadıkları için etraflarında ne olup bittiğinden haberleri bile yok. sokakta yürürken bile gözlerini ekrandan ayırmayıp birbirlerinin yüzüne bakmayı unuttular. Gerçek hayatı üç saniyelik kaydırılan videolardan ibaret sanan bu anlayışın sonu tam bir felaket.
Gençlere sürekli kızıp duruyoruz ama onları bu sanal ortama mahkûm eden şehir hayatını hiç sorgulamıyoruz. Dışarıda sosyalleşecek alan kalmayınca çocukların ellerindeki o küçük çamlara sığınması son derece anlaşılır. Yine de bütün bir günü o kutunun içinde tüketip gerçek hayatı teğet geçmelerini doğru bulmuyorum.
Çocukların başparmakları ekran kaydırmaktan vücut geliştirici gibi kas yaptı, yakında bağımsızlığını ilan edecek. Geçen gün elektrikler kesilince duvara bakıp parmağıyla sayfayı yukarı çekmeye çalışan birini gördüm. Telefonun pili yüzde yirminin altına düşünce sanki uzayda oksijensiz kalmış gibi panikliyorlar...
Sistemi eleştiren gençler yetişmesin diye gençliğin eline bu sanal prangaları verdiler. Gerçek dünyadaki adaletsizliği ve ellerinden çalınan geleceği görmesinler diye herkesi küçük çam kutulara hapsettiler. Özgürlüğümüzü ve haklarımızı savunmak yerine bu yapay düzenin bizi uyuşturmasına artık izin vermemeliyiz.
Herkes gençlerin elindeki telefonlara laf ediyor ama sosyalleşme de iş de eğitim de tamamen buraya taşınmışken başka ne yapacaklardı ki? Yine de sabahtan akşama kadar kaydırılan içeriklerle odaklanma süresinin yok olmasını sadece çağın gerekliliği diyerek aklayamayız. Asıl sorun teknolojinin gelişmesi değil, dışarıdaki gerçek hayatın bu insanlara cazip hiçbir alternatif sunamaması.
Gençleri sürekli suçlamayı bırakın, ellerinden özgürlüklerini ve geleceğini çalan bu bozuk düzen onları o küçük çamlara hapsetti. şokakta, şehirde, gerçek hayatta nefes alacak alan mı bıraktınız ki bu insanlardan yaşamasını bekliyorsunuz? bu bir zayıflık değil, adaletsiz dünyanızın elinden kaçıp sanal sığınaklara kapanma çığlığıdır.
Yapılan son araştırmalar gençlerin günde ortalama altı ile sekiz saat arası vakti telefon başında geçirdiğini ve dikkat sürelerinin sekiz saniyeye kadar gerilediğini ortaya koyuyor. Sürekli bildirim alma isteği beyindeki haz mekanizmasını bozduğu için yüz yüze iletişimde aşırı heyecan veya huzursuzluk hissediyorlar. Gece mavi ışığa maruz kalmanın uyku hormonlarını baskılaması da çabuk yorulmalarına ve gün içinde sürekli gergin olmalarına yol açıyor.
Çocukların başparmakları çam ekranda kaydırmaktan öyle bir gelişti ki yakında evrim geçirip telefon tutacağı şeklinde doğacaklar. Geçen gün evde elektrikler kesilince yan odadaki kardeşimi gördüm, çocuk büyümüş de evlenip çoluk çocuğa karışacak yaşa gelmiş meğer. Telefonlarının pili bitince gerçek dünyayı yüksek çözünürlüklü ama son derece sıkıcı bir film sanıp küt diye kalakalıyorlar.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...