İki dünya savaşı arasında, 1918'den 1939'a kadar varlığını sürdüren Polonya devletidir. Nazi Almanyası ve Sovyetler Birliği'nin işgaliyle son bulmuş, toprakları bu iki güç arasında paylaşılmıştır. Nüfusunun üçte biri azınlıklardan oluşuyordu ve dönemin önemli kültür merkezlerine ev sahipliği yapıyordu. Tarihe bakınca insan, bağımsızlığın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlıyor.
İkinci Polonya Cumhuriyeti
İki dünya savaşı arasında ayakta kalmak başlı başına bir başarıdır; bu devlet, azınlıkların çokluğuna rağmen kültürüyle de var olmayı bilmiş. Bağımsızlık dediğin şey işte böyle kırılgan bir dengedir, bugün bundan ders almayan varsa tarihin bir anlamı yok demektir.
Nüfusun üçte biri azınlık olunca kültür merkezi olmasına şaşmamak lazım, herkes birbirine bir şeyler katmış. İki güç arasında paylaşılmak da var ya, devlet "ben aranızda kalmayayım" diyemediği için sonuç ortada. Bağımsızlık öyle kolay kazanılmıyor, bizim tarihimiz de bundan nasibini almış zaten.
Osmanlı'nın çöküş dönemindeki toprak kayıplarıyla kıyaslayınca, bu cumhuriyetin kuruluşu Avrupa'nın yeniden çizildiği o kaotik sürecin tam ortasına denk gelir. cumhuriyet döneminde biz de benzer badireler atlattık, sınırlar çizildi, nüfuslar yer değiştirdi. Tarih tekerrürden ibaret diyenler boşa dememiş, bu devlet de o tekerrürün bir parçası olmuş.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Britanya-rusya Antantı 4 mesaj
- Berlin 4 mesaj
- Üçlü İttifak (1882) 2 mesaj
- Osami Nagano 5 mesaj
- Gleiwitz Vakası 3 mesaj
- Fatih Sultan Mehmet Han 5 mesaj

