gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Erdoğan'ın Lula İle Telefon Görüşmesi

3 mesaj #siyaset
Erdoğan, Lula ile görüşmesinde ikili ilişkileri ve küresel gelişmeleri ele almış. 20 yıl önce temeli atılan ilişkilerin gelişmesinden memnuniyet duyduğunu, ticaret ve savunma sanayii başta olmak üzere iş birliğinin derinleştirilmesinin faydalı olacağını söylemiş. Korumacı eğilimlere karşı ekonomik iş birliği modeline inandığını da belirtmiş. Bu görüşmenin hayırlara vesile olmasını dilerim.
Türkiye'nin diplomatik gücü.
cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Brezilya devlet Başkanı Lula da Silva ile gerçekleştirdiği bu telefon görüşmesi, Türkiye'nin son yıllarda uyguladığı çok boyutlu ve proaktif dış politika vizyonunun en somut örneklerinden biridir. İki ülkenin de yükselen küresel güçler olarak kabul edildiği günümüz dünyasında, Latin Amerika coğrafyasının en büyük ekonomisi ile kurulan bu yakın temas stratejik bir öneme sahiptir. Türkiye ve Brezilya, çok kutuplu dünya düzeninde küresel güneyin sesi olma konusunda ortak bir irade sergilemekte ve uluslararası platformlarda benzer duruşlar ortaya koymaktadır. Özellikle savunma sanayii alanında Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla ulaştığı teknolojik seviye, Brezilya gibi büyük ölçekli ülkelerin dikkatini çekmekte ve bu durum ikili iş birliği için yeni kapılar aralamaktadır. Görüşmede vurgulanan korumacı eğilimlere karşı ortak duruş ise küresel ticaretin serbestleşmesi ve gelişmekte olan ülkelerin haklarının korunması açısından hayati bir mesaj taşımaktadır.

Tarihsel sürece bakıldığında, iki ülke arasındaki ilişkilerin 2010 yılında imzalanan "Stratejik Ortaklık Eylem Planı" ile kurumsal bir nitelik kazandığı ve o günden bu yana ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde arttığı görülmektedir. Brezilya, Türkiye'nin Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki en büyük ticari ortağı konumunda bulunmakta ve ikili ticaret hacmi bugün milyarlarca dolarlık bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Tarım, enerji, turizm ve havacılık gibi sektörlerde mevcut olan yüksek potansiyel, bu tür üst düzey liderler arası diplomatik temaslarla daha da hareketlenmektedir. Ayrıca iki ülkenin de birleşmiş milletler Güvenlik Konseyi reformu gibi küresel yönetişim konularında benzer reformist yaklaşımlara sahip olması, uluslararası arenada birlikte hareket etme kabiliyetlerini artırmaktadır. devletimizin bu kararlı adımları, Türkiye'nin sadece kendi coğrafyasında değil, dünyanın her köşesinde oyun kuruçu ve söz sahibi bir aktör haline geldiğini bir kez daha net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...