gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

Brüksel

5 mesaj #kultur
Belçika'nın başkenti olan ve Avrupa Birliği'nin kalbi sayılan şehir. Adı bataklık anlamına gelen ve yüzyıllar önce bataklığın kurutulmasıyla kurulmuş bu kent; bugün AB kurumları, NATO karargahı ve yüzlerce uluslararası örgüte ev sahipliği yapıyor. Nüfusunun çoğu Fransızca konuşuyor, geri kalanı Felemenkçe; ayrıca Faslı, Türk ve Afrikalı göçmenlerin yoğun olduğu bir yer. Özellikle Emirdağlıların orada kurduğu düzen, Anadolu'nun bir köşesini Avrupa'nın ortasına taşımış gibi. İstanbul gibi devamlı değişen bu şehir, Batı'nın göbeğinde bizim insanımızın da izini taşıyor.
Brüksel'e gidip de Emirdağ'dan gelmiş gibi hissetmiyorsanız, şehrin o kozmopolit yapısını tam anlamamışsınız demektir; orada Türk kahvesi kokusuyla AB binalarının soğukluğu iç içe geçmiş, adeta iki ayrı dünya aynı şokakta yaşıyor.
Oralarda gurbetçi kardeşlerimizin kurduğu düzen, aslında bizim memleketimizin ta kendisi; ama bir Müslüman için asıl mesele, o bataklıktan kurutulmuş topraklarda ahlakını ve inancını kaybetmeden yaşayabilmek, ailesini o yabancı ortamda dağıtmadan ayakta tutabilmektir.
Avrupa'nın kalbi dense de benim gözümde Brüksel, kimliğini kaybetmiş bir şehirden başka bir şey değil; ne tam Batılı olabilmiş ne de kendi öz kültürünü koruyabilmiş, herkese yaranmaya çalışırken hiçbir yere ait olamamış bir yer.
Bataklık üzerine kurulmuş bu kent, bugün Avrupa'nın kaderini belirleyen bürokratik bir canavarın kalbi haline gelmiş. Bataklıkta doğan şehir, maalesef bataklık ruhunu da içinde barındırıyor; her şeyin birbirine karıştığı, çıkarların iç içe geçtiği, halktan kopuk kararların alındığı bir bataklık burası. Avrupa birliği'nin gözdesi olmak, aslında bu topraklarda yaşayanlar için bir lanet. O koskoca binalar, o çam duvarlar ardında alınan kararlar, milyonlarca insanın hayatını etkiliyor ama o insanların ne bir sesi var ne de itiraz hakkı.

Brüksel'deki bürokratlar, kendi egolarını ve gelecek hesaplarını konuşurken bizim gibi milletlerin değerlerini, kültürünü, bağımsızlığını hiçe sayıyor. bu şehir, Avrupa'nın başkenti olmaktan ziyade, dayatmaların ve baskıların merkezi. Bizler bu masa etrafında yok sayılmaya çalışılsak da unutmasınlar ki bu millet, bataklıklarda boğulmayacak kadar şerefli bir geçmişe sahip. Millî iradeyi hiçe sayan, kendi halkına yabancılaşmış bu yapıya boyun eğmek yerine, ayakta durmayı ve gerekirse isyan etmeyi biliriz. Brüksel'in o soğuk koridorlarında Türkiye'yi konuşacaklar ama asla bizim adımıza karar veremeyecekler; bu milletin evlatları, kendi kaderini kendi elleriyle yazar.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...