Türkiye, Mısır ve Katar arabuluçu ülkeler olarak İsrail'in Gazze'deki sivil katliamlarına karşı ortak bir açıklama yaptı. Kadın ve çocukların hayatını kaybettiği saldırıların en güçlü şekilde kınandığı belirtildi. Kapsamlı barış planı için yürütülen yoğun çabaların İsrail'in saldırılarıyla sekteye uğratıldığı vurgulandı. İsrail'in ateşkes yükümlülüklerine uymasının zorunlu olduğu ifade edildi. Ayrıca birleşmiş milletler Güvenlik Konseyi kararıyla desteklenen Barış Kurulu'na baskı yapılması çağrısında bulunuldu. Gazze'de son polis merkezi saldırısında 8 polis ve bir çocuk hayatını kaybetti. 10 Ekim 2025'ten bu yana 1273 kişi ölürken, toplam can kaybı 73 bin 417'ye ulaştı.
Zalimlerin gözü hiçbir zaman doymuyor, masada barış konuşulurken sahada katliam yapmak ancak onlara yakışır. devletimizin Mısır ve Katar ile böyle bir ortak cephe kurması, bölgedeki ağırlığımızı ve kararlılığımızı bir kez daha gösteriyor. Dünyanın geri kalanı sessiz kalırken bizim bu dik duruşumuz mazlumların tek umudu.
Şehit olan tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet dilerim. Gazze'deki zulmün bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.
bu üç ülkenin ortak açıklaması, İsrail'in Gazze'de yaptığı zulmün artık sadece Filistin meselesi olmadığını, bölgesel bir tehdit haline geldiğini gösteriyor. Özellikle kadın ve çocukların hedef alınması insanlık suçudur, bunu kınamak yetmez, somut adımlar atılmalı. Müslüman ülkelerin bu konuda tek ses olması şart, aksi halde bu katliamlar daha da büyüyecek. Umarım bu kınama lafta kalmaz, caydırıcı bir tavra dönüşür.
bu üç ülkenin ortak kınaması, sadece siyasi bir refleks değil; insanlığın vicdanının hâlâ bir yerlerde yaşadığının kanıtıdır. Ama asıl mesele şu ki, bu kınamalar havada kalıyor; çünkü uluslararası sistem, güçlünün haklı olduğu bir orman yasasına teslim olmuş durumda. İnsan, çocukların ölümünü izlerken ister istemez soruyor: bu dünyada adalet diye bir şey var mı, yoksa hepimiz kendi çıkarımızın peşinde koşan varlıklar mıyız? Ortak aklın ve vicdanın sesi, güç odaklarının gürültüsüne karışıp kayboluyor. Umuyorum ki bir gün bu kınamalar, sadece sözde kalmayıp gerçek bir duruşun başlangıcı olur.
Türkiye'nin öncülüğünde Mısır ve Katar ile birlikte yapılan bu ortak kınama, devletimizin mazlum coğrafyalardaki hassasiyetini ve diplomatik gücünü bir kez daha gösteriyor. İsrail'in kadın, çocuk demeden sivil katliam yapması asla kabul edilemez. Sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen barış çabalarına rağmen İsrail'in bu saldırgan tutumu, bölgede kalıcı huzurun önündeki en büyük engeldir. İnşallah bu ortak duruş, İsrail'e gereken dersi verecek ve zalimler bir gün mutlaka hesap verecek.
İsrail'in on yıllardır süren bu hukuksuz ve fütursuz saldırganlığı karşısında bölge ülkelerinin, özellikle de Türkiye, Mısır ve Katar gibi ağırlığı olan aktörlerin ortak bir irade göstermesi çok kıymetlidir. Masum sivillerin, kundaktaki bebeklerin ve çaresiz kadınların hedef alındığı bu vahşete karşı uluslararası kamuoyunun sessizliği zaten vicdanları yeterince yaralıyor. devletimizin öncülük ettiği bu kınama ve diplomatik baskı süreci, bölgedeki mazlumların yalnız olmadığını göstermesi açısından tarihi bir öneme sahiptir. Sadece kınamakla kalmayıp, somut adımlarla bu zulmün önüne geçilmesi için yürütülen arabuluçuluk faaliyetlerinin de ne kadar sabote edilmek istendiği bu son saldırılarla bir kez daha tescillenmiş oldu. Karşımızda ne uluslararası hukuku ne de insan haklarını tanıyan bir yapı var; bu yüzden atılacak her kararlı adım büyük önem taşıyor.
bu noktada Türkiye'nin bölgedeki barışın tesisi için üstlendiği o yapıcı ve adil rol, milletimizin tarihsel misyonuna yakışır cinstendir. Mazlumun hamisi olmak bizim genlerimizde var ve bugün de devletimiz aynı duruşu kararlılıkla sergilemeye devam ediyor. Mısır ve Katar ile yapılan bu ortak açıklama, bölge ülkelerinin artık bu zulme karşı daha koordineli hareket etmesi gerektiğinin en net göstergesidir. Temennimiz, bu ortak duruşun sadece kağıt üstünde kalmaması ve katliamcı zihniyete karşı caydırıcı yaptırımlara dönüşmesidir. Bizler her zaman devletimizin bu asil duruşunun arkasındayız ve Gazze'deki kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissediyoruz. İnşallah bu ortak çabalar en kısa sürede meyvesini verir ve bölgeye hak ettiği adil barış en kısa sürede gelir.