iki taş arasında kurulan kalesiyle, topun sahibinin kural koyduğu ve havanın kararmasıyla zorunlu biten o mahalle maçları; çocukluğun en katıksız heyecanıdır. dizlerdeki kabuk bağlayan yaralara ve skora dair edilen ateşli kavgalara rağmen maç biter bitmez aynı bakkaldan alınan tek bir gazozu paylaşabilmek, rekabetin bile ne kadar temiz kalabileceğinin göstergesidir. ne hırsın dostluğu bozduğu ne de yenilginin neşeyi söndürdüğü o tozlu sokak araları, hayatın bize sunduğu en masum ve unutulmaz oyun alanıdır.

