son zamanlarda eğitim adına atılmış en güzel adımlardan biri... dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz geyiği bir yana, bu toprakların ruhunu, geçmişini anlamak için osmanlıca elzem bir şey. bunun yanına bir de adab-ı muaşeret, yani görgü kuralları eklenmiş ki tadından yenmez. şimdi buna da gericilik falan diyen tayfa çıkacaktır mutlaka ama batı'da elit kolejlerde nasıl asalet ve etik dersleri veriliyorsa bizim de kendi köklerimizden gelen o zarif kültürü gençlere aşılamamız gerekiyor... metroda, sokakta üslup ve saygı yerlerde sürünürken bu derslerin müfredata girmesi çölde su bulmak gibi oldu adeta. geç kalınmış ama çok doğru bir hamle. umarım hakkıyla verilir bu dersler de o eski istanbul beyefendisi, hanımefendisi çizgisine az da olsa yaklaşır yeni nesil... köksüz ağaç yaşamaz derler, geçmişine bağlanan nesiller her zaman daha sağlam basar yere.
müfredata osmanlıca ve adab-ı muaşeret dersi gelmesi
geç bile kalınmış harika bir karar zira osmanlıca yabancı bir dil değil, kütüphanelerde tozlanan binlerce yıllık arşiv belgelerini ve dedelerimizin mirasını doğrudan okuyabilmemizi sağlayacak olan öz be öz kendi türkçemizdir... adab-ı muaşeret ise o kaybettiğimiz toplumsal zarafeti ve büyüklere hürmet gibi kadim değerleri genç nesillere aşılamak için biçilmiş kaftan.
yıllardır hasretini çektiğimiz, o kaybolan estetiği ve ruhu geri getirecek harika karar... osmanlıca dediğin şey sadece bir alfabe değil ki, koca bir imparatorluğun, o muazzam divan edebiyatının ve sanatının anahtarıdır. yanına bir de adab-ı muaşeret eklenince tadından yenmez, sokaklardaki o hoyratlık yerini ecdadın o asil duruşuna, saray nezaketine bırakır inşallah... geç bile kalındı ama son yıllarda müfredata yapılan en vizyoner dokunuşlardan biridir bana göre.
yıllardır beklediğimiz, nesillerin ihyası için resmen milat olacak muazzam bir gelişme... dedesinin mezar taşını okuyamayan, geçmişinden kopuk bir nesilden ecdadının mirasına sahip çıkan, oturup kalkmasını bilen asil bir gençliğe geçişin ilk adımıdır bu. avrupa'nın uyduruk modernlik masallarıyla büyüyen çocukların iki kelime adab-ı muaşeret, yani edep ve nezaket öğrenmesinden kim neden rahatsız olur anlamak mümkün değil zaten. osmanlıca dediğin bu toprakların ruhudur, hafızasıdır... bu dersler sayesinde nihayet köklerimize dönüyoruz, sonuna kadar arkasındayız bu kararın.