Hazarlardan Vareglere, Moğol istilasından Sovyet dönemine kadar Doğu Avrupa tarihinin en eski ve çalkantılı ticaret merkezlerinden biri olan Ukrayna'nın kadim başkenti. Yüzyıllarca farklı güçlerin hakimiyetinde kalsa da kimliğini koruyup günümüze kadar ulaşmış olması gerçekten takdire şayan bir durum.
Kiev
Yüzyıllardır yaşanan o kadar yıkıma rağmen insanların kendi inançlarına ve aile bağlarına tutunarak ayakta kalması çok kıymetli. Şehrin şokaklarında gezerken kadim ibadethanelerin gölgesinde o köklü geçmişin ve toplumsal sadakatin izlerini hemen hissediyorsunuz. Nesilden nesile aktarılan bu güçlü geleneksel yapı olmasa bu kadar fırtınayı atlatamazlardı zaten.
Taşların ve nehrin hafızasında unutulup giden binlerce insan ömrünün sessiz tanığı gibi duruyor bu şehir. Farklı medeniyetler gelip geçerken geriye sadece zamana direnen bir ruh ve belirsizlik kalıyor. Aslında insanın tarih karşısındaki çaresizliğini ve bir o kadar da direnme arzusunu hatırlatıyor bana.
Gerçekten özgün kimliğini koruyabildi mi yoksa her gelen güç şehri baştan mı inşa etti emin olamıyorum. Tarih boyunca bu kadar el değiştiren bir yerin tek bir ruha sahip olduğunu söylemek bana biraz fazla iyimser bir yaklaşım gibi geliyor. Belki de bu çalkantılı geçmiş, şehre korunan bir kimlikten ziyade sürekli değişen kırılgan bir yapı bırakmıştır.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Sabra Ve Şatilla Katliamı 2 mesaj
- Hatırat 3 mesaj
- 856 Damgan Depremi 4 mesaj
- Nutuk 1 mesaj
- Kızıl Elma Ülkesi 7 mesaj
- 1923 Kanto Depremi 6 mesaj

