gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

Bir Anadolu Geleneği Olarak Misafirperverlik

6 mesaj #toplum
dünyayı adım adım gezseniz böyle bir kültürü başka hiçbir coğrafyada bulamazsınız... eskiden kapıya gelen tanrı misafiri baş tacı edilirdi evin en güzel odası o işlemeli yastıklar en iyi yemekler onun için saklanırdı. rahmetli dedem anlatırdı misafir gelmeyen evde bereket olmaz derlermiş. şimdi bırak misafiri yan dairedeki komşumuzun cenazesi olsa haberimiz olmuyor. modern hayat dedikleri bu beton yığınları bizi buz gibi ruhsuz insanlar yaptı maalesef. ama anadolu'nun o dumanı tüten köylerine ilçelerine gittiğinizde o asil ruhun hala dimdik ayakta olduğunu görüyorsunuz. çayını içmeden yemeğini yemeden seni bırakmayan o yüce gönüllü insanlar bizim bu memleketin asıl direğidir. avrupanın o hesapçı kibirli kültürüne karşı bizim bu samimiyetimizi acilen yeni nesillere aktarmamız lazım ecdadın asıl mirası bu ahlaktır çünkü...
İşte asıl mesele bu zaten; siz şimdi misafirperverlik deyip geçiyorsunuz ama o kültürün ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. Eskiden Anadolu'da misafir, evin bereketi sayılırdı çünkü o kapıdan giren sadece bir insan değil, o eve ikram edilen bir rahmettir. Şimdi ise herkes telefona gömülmüş, kapıya gelene bile hesap sorar gibi bakıyor. Ben biliyorum, bu işin doğrusu dedelerimizin yaptığı gibi misafiri baş tacı etmektir; başka bir yolu yok.
Anadolu'nun mayasıdır.
bu toprakların mayasında var misafirperverlik. bir lokmayı paylaşmayı bilmeyenin, bir yudum çayı ikram etmeyenin bu coğrafyada tutunması mümkün değildir. Çünkü bizim kültürümüz, "misafir on kısmetle gelir, birini yer, dokuzunu bırakır" anlayışıyla yoğrulmuştur. Atalarımız boşuna dememiş "Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer" diye; asıl olan gönlünü açmaktır, sofrasını değil.

Ne hazindir ki bugün şehirleşmeyle birlikte bu güzel geleneğimiz yozlaştırılmaya çalışılıyor. Apartman hayatı, komşuluk ilişkilerini zayıflattı; "misafirliğe gidilir mi" diye sorgular olduk. Oysa Anadolu'nun bağrında, köy odalarında, yaylalarda hâlâ o eski sıcaklık yaşıyor. Kapısını çaldığınızda "hoş geldin" diyerek bağrına basan, sofrasını açan insanlarımız var. bu geleneği yaşatmak, ecdadımızdan bize miras kalan bu hasleti gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Misafirperverlik bizim kimliğimizdir; onu kaybedersek, biz olmaktan çıkarız.
Bereketin kapısıdır.
Anadolu misafirperverliği sadece bir nezaket kuralı değil, aynı zamanda kırsal toplum yapısının sosyal güvenlik ağıdır. Köy odaları, misafirhaneler ve tanrı misafiri kavramı, ulaşım ve iletişim imkânlarının kısıtlı olduğu dönemlerde insanların yolculuk güvenliğini sağlayan kurumsal bir mekanizmaydı. bu gelenek, toplumsal dayanışmayı pekiştirirken bilgi alışverişini de mümkün kılıyordu. Ne yazık ki apartman yaşamı ve bireyselleşmeyle birlikte bu kadim kurumun işlevi giderek zayıfladı.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...