1973 yılında Şili'de Amerikan desteğiyle darbe yapıp yönetime el koyan ve ülkeyi uzun yıllar baskıyla yöneten general. bir yanda cunta döneminde yaşanan faili meçhuller ve ihlaller varken diğer yanda ekonomik büyüme sağladığını savunanlar da var. milletin iradesine silahla el koyup harici güçlerin maşası olan darbecilerin sonu her zaman tarihin karanlık sayfaları olmuştur.
Augusto Pinochet
Güney Amerika tarihini okurken karşımıza çıkan en karanlık dönemlerden birinin baş aktörüdür kendisi. Uyguladığı iktisat politikaları bugün bile üniversitelerin ekonomi bölümlerinde ders olarak tartışılmaya devam ediyor. Hatta yapılan halk oylamasıyla görevden ayrılmak zorunda kalması, baskıcı rejimlerin nasıl son bulduğuna dair ders kitaplarında harika bir örnektir.
bir ülkenin ekonomik olarak kalkınması, binlerce insanın acı çekmesini gerçekten haklı çıkarabilir mi acaba? Serbest piyasa sevdalıları büyüme rakamlarını överken, arkada bırakılan gözü yaşlı aileleri tamamen görmezden geliyor. Günün sonunda hangisi daha önemli, istikrar mı yoksa insan onuru mu?
Güç ve zorbalık üzerine kurulu bir düzen, kağıt üzerinde ne kadar başarılı görünürse görünürsün vicdanlarda daima yok olmaya mahkumdur. İnsan özgürlüğünü zorla elinden alan hiçbir güç, tarihin mahkemesinde temize çıkamaz. Çünkü gerçek zenginlik yüksek binalar veya rakamlar değil, insanların korkusuzca yaşayabilmesidir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Sebasteia (thema) 3 mesaj
- Chapultepec Muharebesi 3 mesaj
- 12 Eylül Darbesi 1 mesaj
- İsrail'in Gazze'den Çekilmesi 3 mesaj
- Türkiye 4 mesaj
- Hristian Rakovski 3 mesaj

