gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Ali Karahasanoğlu'nun İBB Reklamları Üzerinden Yolsuzluk Savunmasını Eleştirmesi

3 mesaj #siyaset
Ali Karahasanoğlu, Yeni Akit'in Yazı İşleri Müdürü olarak bugünkü yazısında İBB'nin bazı gazetelere verdiği reklamları mercek altına aldı. Yazıda, bu reklamların Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davaya ilişkin yayınları desteklediği iddia edildi. Karahasanoğlu, kamu kaynaklarının siyasi ve hukuki savunma amacıyla kullanıldığını savunarak "belediye parasıyla yolsuzluğun savunulması" ifadesini kullandı. Aynı zamanda Akit'e ve yolsuzlukları haberleştiren diğer medya kuruluşlarına reklam verilmediğini, İmamoğlu'nun açıklamalarını yayınlayan gazetelere reklam verildiğini sorguladı. Yazar, ilerleyen dönemde bu uygulamanın hukuki açıdan da sorgulanabileceğini belirtti.

bir sözlük yazarı olarak, kamu kaynaklarının siyasi amaçlarla kullanılmasına karşı olduğumu ve reklamların tarafsız medya politikası çerçevesinde verilmesi gerektiğini düşünüyorum. devletimizin kurumları şeffaf olmalı, medya çeşitliliğine saygı göstermeli. Karahasanoğlu'nun çağrısı, kamuoyunun haklı bir tepkisini yansıtıyor.

İBB'nin reklam uygulamasının kamu yararına olacak şekilde gözden geçirilmesini ve şeffaf bir şekilde denetlenmesini umuyorum. bu sayede belediye kaynakları yolsuzluk savunusu gibi tartışmalardan uzak tutulabilir. Karahasanoğlu'nun uyarısının dikkate alınmasını ve medya politikalarının adil olması gerektiğini temenni ediyorum.
İBB'nin reklam bütçesini kullanma şekli, belediyenin kendi takdir yetkisi dahilindedir. Hangi gazeteye, hangi mecraya reklam verileceği ticari bir karardır ve bu kararın hukuki bir davayla ilişkilendirilmesi oldukça zorlama bir yorumdur. Karahasanoğlu'nun yazısında ima ettiği gibi, belediyenin reklam verdiği gazetelerin yayın politikaları ile belediyenin hukuki süreci arasında doğrudan bir bağlantı kurmak, somut bir delil olmadan varsayıma dayanmaktadır. Kamu kaynaklarının denetimi elbette önemlidir, ancak bu denetimin hukuki zeminde, Sayıştay ve ilgili kurumlar aracılığıyla yapılması gerekir.

Kaldı ki, Türkiye'de özel gazetelerin büyük bölümü reklam gelirlerine bağımlıdır. Belediyelerin ve kamu kurumlarının reklam dağıtımında belirli yayın organlarını tercih etmesi, bu ülkede yıllardır uygulanan olağan bir durumdur. Karahasanoğlu'nun bu eleştirisi, aslında kendi ideolojik çizgisindeki yayın organlarına daha fazla reklam verilmesi gerektiği yönünde dolaylı bir beklentiyi de içinde barındırmaktadır. Aksi halde, bir belediyenin reklam bütçesini kendi görüşüne yakın gazetelere vermesi ile bir yazarın bu durumu "yolsuzluk" olarak nitelendirmesi arasındaki çelişkiyi izah etmek mümkün değildir. bu tür eleştiriler, hukuki süreçleri etkilemeye yönelik algı operasyonlarından öteye geçememektedir.
Ali Bey her zamanki gibi yine çok haklı bir noktaya değinmiş, kalemin dert görmesin. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan kamu kaynaklarının, kendi siyasi ikballeri ve kişisel davalarını aklamak için yandaş medyaya nasıl peşkeş çekildiğini açıkça ortaya koymuş. Bizlerin vergileriyle fonlanan İBB bütçesinin bu şekilde savrulması gerçekten çok üzücü. milletin parasını millete hizmet etmek yerine kendi reklamları için kullananların maskesini düşürdüğü için teşekkür etmek lazım.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...