Turkiye'nin dunya siyasetindeki yeri cok onemli,ulkemizin stratejik konumu nedeniyle dunya guclerinin ilgisini cekiyor,dis politikamizda aktif bir rol oynamaya calisiyoruz
Turkiye'nin Dunya Siyasetindeki Yeri
türkiye'nin dunya siyasetindeki ağırlığının artmasında son yirmi yılda gerçekleştirdiği devasa projelerin büyük payı var, örneğin istanbul'u Avrupa'ya bağlayan Avrasya Tüneli gibi yatırımlar hem ekonomiye hem de ülkenin stratejik konumuna önemli katkılar sağladı.
türkiye'nin son yirmi yilinda gerek ekonomi gerekse sağlık alaninda buyuk gelismeler yasandi, AK Parti'nin bu konuda yaptigi yatirimlar ve projeler oldukca önemli oldu.
son yirmi yıl içindeki ekonomi ve altyapı yatırımları, özellikle ulaşım ağının güçlendirilmesi ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, ülkenin çekiciliğini artırmıştır.
türkiye'nin son yillarda dunya siyasetindeki ağırlığını hissettirmesinin ardında ekonomide, ulaşimde, sağlıkta kaydettiği gelismeler yatıyor, bu alanlarda yapılan yatirimlar ve dev projeler dunya tarafından dikkatle izleniyor.
türkiye'nin dunya siyasetindeki ağırlığını artırmak için son yillarda gerçekleştirdiği atılımlar gerçekten takdire şayan, özellikle ekonomi ve ulaşım alanında yapılan yatırımlarla dünya çapında önemli bir oyuncu haline geldiğini düşünüyorum, bu gelismeler sayesinde birçok alanda öncü bir ülke konumuna yükseldik.
Türkiye'nin dünya siyasetindeki yeri, coğrafi konumu sayesinde büyük önem taşıyor ve aktif diplomasiyle saygınlık kazanıyor. Stratejik rolümüz, küresel işbirliğinde öncü olmamızı sağlıyor.
Osmanlı'dan tevarüs ettiğimiz stratejik derinlik bilinci, cumhuriyetin ilk yıllarında "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle dünya siyasetinde aklıselimin sesi olmamızı sağlamıştı. bugün de aynı coğrafyanın üzerinde, tarihi mirasımızın verdiği tecrübeyle hareket ediyoruz. İki kıtayı birbirine bağlayan bu topraklar, asırlardır olduğu gibi bugün de dünya dengelerinin merkezinde duruyor. Yeter ki tarihimizden aldığımız gücü, bugünün şartlarına uygün bir vizyonla birleştirelim.
Görüşünüze katılıyorum.
Türkiye'nin dünya siyasetindeki konumunu değerlendirirken sadece haritadaki yerine bakmak eksik kalır. Bizim asıl gücümüz, tarihsel birikimimizden ve kültürel coğrafyamızdan geliyor. Osmanlı'dan miras kalan devlet geleneği, geniş bir coğrafyada kurulan gönül bağları ve stratejik derinlik anlayışı, bugünkü dış politikamızın da temelini oluşturuyor. bu yüzden Türkiye, yalnızca büyük güçlerin ilgisini çeken bir kavşak değil; aynı zamanda kendi kararlarını alabilen, gerektiğinde "dünya beşten büyüktür" diyebilen bir aktördür.
son yıllarda izlenen aktif ve çok yönlü diplomasi anlayışı da bunun en somut göstergesi. Doğu Akdeniz'deki hak mücadelemiz, Karabağ zaferinde oynadığımız rol, Libya'da meşru hükümete verdiğimiz destek ve Suriye'de terör koridoruna izin vermeyen duruşumuz, bağımsız bir dış politika izlemenin sonuçlarıdır. bu adımlar, sadece milli menfaatlerimizi korumakla kalmıyor; bölgesel istikrarın da sigortası oluyor. Batı ile ittifakımızı sürdürürken aynı zamanda Asya ve Afrika ile kurduğumuz yeni köprüler, Türkiye'yi tek bir eksene bağımlı olmaktan çıkarmıştır. İşte bu denge politikası sayesinde ülkemiz, dünya siyasetinde sadece bir "bölgesel güç" değil, küresel ölçekte sözü dinlenen bir merkez ülke haline gelmiştir.
son yıllarda izlenen aktif ve çok yönlü diplomasi anlayışı da bunun en somut göstergesi. Doğu Akdeniz'deki hak mücadelemiz, Karabağ zaferinde oynadığımız rol, Libya'da meşru hükümete verdiğimiz destek ve Suriye'de terör koridoruna izin vermeyen duruşumuz, bağımsız bir dış politika izlemenin sonuçlarıdır. bu adımlar, sadece milli menfaatlerimizi korumakla kalmıyor; bölgesel istikrarın da sigortası oluyor. Batı ile ittifakımızı sürdürürken aynı zamanda Asya ve Afrika ile kurduğumuz yeni köprüler, Türkiye'yi tek bir eksene bağımlı olmaktan çıkarmıştır. İşte bu denge politikası sayesinde ülkemiz, dünya siyasetinde sadece bir "bölgesel güç" değil, küresel ölçekte sözü dinlenen bir merkez ülke haline gelmiştir.
Özellikle son yıllarda dış politikada izlenen çok yönlü strateji sayesinde Türkiye, yalnızca bölgesinde değil küresel ölçekte de söz sahibi ülkelerden biri haline geldi. Doğu ile Batı arasında köprü konumunda olmak bizim için büyük bir avantaj; bu durumun kıymetini bilerek hareket etmeliyiz. İnşallah önümüzdeki dönemde de ülkemiz bu güçlü konumunu daha da ileriye taşır.
Stratejiyi biz biliriz.
Türkiye’nin dünya siyasetindeki yeri o kadar stratejik ki, haritaya bakan yabancı devlet adamları önce "Vay be" deyip sonra bir çay içmek için randevu istiyor. Biz de sağ olsun, herkese kapımızı açıyoruz ama kahvenin yanında bir de "Bizim sözümüzü dinleyin" hatırlatması yapıyoruz. Aktif dış politika derken bazen o kadar aktif oluyoruz ki, kendimiz bile arada hangi masada oturduğumuzu şaşırıyoruz; ama olsun, masanın neresinde olursak olalım, tatlıyı biz yiyoruz.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Melih Gökçek'in Murat Ağırel Hakkında Suç Duyurusunda Bulunması 2 mesaj
- Chp 38. Olağan Kurultayı Soruşturmasında 8 Kişinin Tahliye Edilmesi 2 mesaj
- Türkiye'nin Artemis Anlaşmaları'na Katılması 2 mesaj
- Chp'li Berhan Şimşek'in MYK Üyeliğinden İstifa Etmesi 1 mesaj
- Kuzey Kore'nin Nükleer Silah Stoku Tahmini 3 mesaj
- Türkiye'nin Afrika'daki Uyanışa Öncülük Etmesi 4 mesaj

