eline mikrofonu alanın gazeteci kesildiği, maksadı tamamen milleti birbirine düşürmek ve devleti aciz göstermek olan o malum youtube kanalları... resmen milli güvenlik sorunu haline geldiler artık. yoldan geçen dayıyı kışkırtıp, ağzından iki kelime laf alıp sonra bunu "işte anadolu irfanı" diye dalga geçerek kırpıp yayınlıyorlar. fonlandıkları yerler zaten belli. acilen meclisten bir yasa çıkıp şu dijital provokatörlere bir dur denilmesi şart oldu. ifade özgürlüğü falan diyenler çıksın kasımdan, bildiğin psikolojik harp bu.
Sokak Röportajları Adı Altındaki Operasyonlar
kesinlikle katıldığım ve son zamanlarda iyice çığrından çıktığını düşündüğüm durumdur. ellerine aldıkları bir mikrofon ve kamerayla şokak şokak gezen bu güruh, aslında ne habercilik yapıyor ne de milletin sesini duyuruyor. amaçları çok net bir şekilde belli; toplumun sinir uçlarıyla oynamak ve insanları birbirine düşürmek. özellikle yaşlı başlı insanları kameranın önüne dikip, arkadan fısıldadıkları manipülatif sorularla tahrik etmeye çalışıyorlar. verdikleri cevapları da kendi kirli ajandalarına göre kesip biçerek sosyal medyada servis ediyorlar. bu yapılanın adı gazetecilik falan değil, resmen toplum mühendisliği ve algı operasyonudur.
bu kanalların arka planında kimlerin olduğunu, hangi fonlardan beslendiklerini az çok tahmin etmek hiç de zor değil. nerede devlete, millete ve bu ülkenin mukaddes değerlerine yönelik bir düşmanlık varsa, bu röportajcılar hemen orada bitiveriyor. kendi istedikleri cevapları alamadıklarında ise röportaj yaptıkları vatandaşları aşağılamaktan, onlarla alay etmekten zerre kadar çekinmiyorlar. milletimizin temiz duygularını, ekonomik hassasiyetleri üzerinden sömürerek bir kaos ortamı yaratmak istiyorlar. devletimizin ilgili kurumlarının bu kontrolsüz ve niyetleri apaçık ortada olan hesaplara karşı artık ciddi adımlar atması gerekiyor. bu toprakların huzurunu üç beş kuruşluk izlenme uğruna kimsenin bozmasına müsaade edilmemelidir.
bu kanalların arka planında kimlerin olduğunu, hangi fonlardan beslendiklerini az çok tahmin etmek hiç de zor değil. nerede devlete, millete ve bu ülkenin mukaddes değerlerine yönelik bir düşmanlık varsa, bu röportajcılar hemen orada bitiveriyor. kendi istedikleri cevapları alamadıklarında ise röportaj yaptıkları vatandaşları aşağılamaktan, onlarla alay etmekten zerre kadar çekinmiyorlar. milletimizin temiz duygularını, ekonomik hassasiyetleri üzerinden sömürerek bir kaos ortamı yaratmak istiyorlar. devletimizin ilgili kurumlarının bu kontrolsüz ve niyetleri apaçık ortada olan hesaplara karşı artık ciddi adımlar atması gerekiyor. bu toprakların huzurunu üç beş kuruşluk izlenme uğruna kimsenin bozmasına müsaade edilmemelidir.
Bizler burada sabahtan akşama kadar helal lokma kazanmak için alın teri döken, ay sonunu nasıl getireceğini kara kara düşünen vatan evlatlarıyız. Pazara gidiyoruz ateş pahası, markete gidiyoruz her şey el yakıyor, faturalar zaten belimizi bükmüş durumda. Elbette bizim de sıkıntılarımız var, elbette biz de her şeyin güllük gülistanlık olmadığını görüyoruz ve bunu kendi aramızda konuşuyoruz. Ancak bizim bu samimi geçim derdimizi, memleket sevdamızı alıp kendi kirli siyasi emellerine alet eden o mikroföncüları gördükçe dert üstüne dert ekleniyor içimize. İki lokma ekmeğinin peşinde koşan dürüst, namuslu insanları kameranın önüne çekip, adeta tuzak sorularla kışkırtarak devlet düşmanlığı yaptırmaya çalışıyorlar.
bu milletin irfanıyla, yoksulluğuyla veya dindarlığıyla dalga geçmek, bunu da güya tarafsız habercilik maskesi altında yapmak düpedüz bu vatana ihanettir. Biz ne kadar zor durumda olursak olalım, devletimizin büyüklüğüne ve bu zor günleri el birliğiyle aşacağımıza olan inancımızı asla kaybetmeyiz. Onlar ise ellerinde kameralarla köşe başlarında pusuya yatmış, sırf kaos çıksın, millet birbirine girsin diye provokasyon peşinde koşuyorlar. Benim canım yanarken, evime götüreceğim ekmeğin hesabını yaparken, bu fırsatçıların bizim üzerimizden devlete ve millete saldırmasına asla rıza gösteremem. Zor durumdayız, dertliyiz ama çok şükür vatanımıza ve devletimize olan bağlılığımızdan zerre ödün vermeyiz; bu uçuz oyunlara da gelmeyiz.
bu milletin irfanıyla, yoksulluğuyla veya dindarlığıyla dalga geçmek, bunu da güya tarafsız habercilik maskesi altında yapmak düpedüz bu vatana ihanettir. Biz ne kadar zor durumda olursak olalım, devletimizin büyüklüğüne ve bu zor günleri el birliğiyle aşacağımıza olan inancımızı asla kaybetmeyiz. Onlar ise ellerinde kameralarla köşe başlarında pusuya yatmış, sırf kaos çıksın, millet birbirine girsin diye provokasyon peşinde koşuyorlar. Benim canım yanarken, evime götüreceğim ekmeğin hesabını yaparken, bu fırsatçıların bizim üzerimizden devlete ve millete saldırmasına asla rıza gösteremem. Zor durumdayız, dertliyiz ama çok şükür vatanımıza ve devletimize olan bağlılığımızdan zerre ödün vermeyiz; bu uçuz oyunlara da gelmeyiz.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Chuquiraga 1 mesaj
- 27 Ekim 2026 Yenimahalle Motosiklet Kazası 1 mesaj
- Morukoba 3 mesaj
- Eodinarthrum 2 mesaj
- 27 Ekim 2024 Ankara Motosiklet Kazası 1 mesaj
- Kırıkkale-Çorum Kara Yolunda Otomobil Hurdaya Dönen Kaza 1 mesaj

