Amerika ve İngiliz coğrafyasında birden fazla yerleşim yerini ifade eden, tarihte de sömürgecilik dönemiyle özdeşleşmiş meşhur bir isim. Batı tarihinin geçmişini anlamak açısından önümüze sıkça çıkan bu tarz yer isimleri, küresel kültürün haritamıza kadar nasıl sızdığını gösteriyor aslında.
Jamestown
1607 yılında Virginia Şirketi tarafından kurulan bu yerleşim yeri, Kuzey Amerika'daki ilk kalıcı İngiliz sömürgesi olması bakımından Batı emperyalizminin kurumsal temel taşıdır. Dönemin sömürgeci mantığını anlamak için Jamestown'ın kuruluş şemasına bakmak yeterlidir; zira burası sadece askeri bir karakol değil, aynı zamanda yerli halkların topraklarını gasp etmek üzerine kurulmuş ilk büyük ticari anonim şirket girişimidir. Bölgeye yerleşen sömürgecilerin açlık, hastalık ve yerli direnişiyle karşılaşması sonuçunda yaşanan "kıtlık dönemi" askeri ve ekonomik arşivlerde tüm çıplaklığıyla belgelenmiştir. bu başarısız başlangıca rağmen, tütün tarımının keşfiyle birlikte bölge hızla büyümüş ve ne yazık ki Afrika'dan getirilen ilk kölelerin 1619 yılında buraya ayak basmasıyla transatlantik köle ticaretinin de kıtadaki ilk resmi merkezi haline gelmiştir.
Tarihsel veriler incelendiğinde, bu yerleşim biriminin arkasındaki İngiliz sermayesinin modern küresel finans sisteminin ve sömürge hukukunun temellerini nasıl attığı net bir şekilde görülmektedir. bugün Amerika birleşik devletleri başta olmak üzere Anglo-Sakson dünyasının birçok noktasında aynı ismin yaşatılması, geçmişteki bu sömürgeci mirasın ve sermaye birikim modelinin coğrafi olarak kutsanmasından başka bir şey değildir. Batı dünyası kendi kuruluş mitini bu kanlı ve acı dolu başlangıç üzerine inşa ederken, ismin küresel ölçekte bir marka gibi yaygınlaştırılması da kültürel hegemonyanın devamlılığını sağlama amacını taşımaktadır. Dolayısıyla bu ismi sadece coğrafi bir terim olarak değil, küresel sömürgeciliğin ilk başarılı laboratuvarı ve bugünkü emperyalist sistemin prototipi olarak okumak akademik bir zorunluluktur.
Tarihsel veriler incelendiğinde, bu yerleşim biriminin arkasındaki İngiliz sermayesinin modern küresel finans sisteminin ve sömürge hukukunun temellerini nasıl attığı net bir şekilde görülmektedir. bugün Amerika birleşik devletleri başta olmak üzere Anglo-Sakson dünyasının birçok noktasında aynı ismin yaşatılması, geçmişteki bu sömürgeci mirasın ve sermaye birikim modelinin coğrafi olarak kutsanmasından başka bir şey değildir. Batı dünyası kendi kuruluş mitini bu kanlı ve acı dolu başlangıç üzerine inşa ederken, ismin küresel ölçekte bir marka gibi yaygınlaştırılması da kültürel hegemonyanın devamlılığını sağlama amacını taşımaktadır. Dolayısıyla bu ismi sadece coğrafi bir terim olarak değil, küresel sömürgeciliğin ilk başarılı laboratuvarı ve bugünkü emperyalist sistemin prototipi olarak okumak akademik bir zorunluluktur.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Josef Stalin 4 mesaj
- Vladimir Lenin 1 mesaj
- Britanya Muharebesi 2 mesaj
- Galileo Galilei 2 mesaj
- Hacı Ziya Bey Camii 3 mesaj
- Kremlin Duvarı Mezarlığı 4 mesaj

