Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez birliği Başkanı Ramazan Özkaya, 1 Eylül itibarıyla başlayacak deniz av sezonuna dair açıklamalarda bulundu. bu yıl küçük ölçekli balıkçılar için palamut avının 15 gün erkene çekilerek 15 Ağustos'ta başlatıldığını ve uzatma ağlarına müsaade edildiğini belirtti. Endüstriyel balıkçıların 1 Eylül'de denize çıkacağını aktaran Özkaya, son yılların en bol palamut sezonunun yaşanacağını ifade etti. Palamudun bol olduğu senelerde hamsinin az olacağını hatırlatan Özkaya, balıkçıların yakıt gibi girdi maliyetlerine rağmen bakımlarını tamamladığını bildirdi. Özkaya ayrıca genç nüfusun sektörde kalması gerektiğini ve denizlerin gelecek nesillere bereketli devredilmesinin önemini vurguladı. Sürdürülebilirlik için kamu denetimi ve kurallara uyulması gerektiğine dikkati çeken Özkaya, küçük esnafa verilen destek için Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkürlerini iletti. Arz-talep dengesi sağlandıkça balık fiyatlarının düşmesini beklediklerini de sözlerine ekledi.
Tarım ve Orman Bakanlığının küçük balıkçıyı korumak adına av sezonunu erkene çekmesi gerçekten çok yerinde bir adım olmuş. Büyük endüstriyel tekneler sahaya inmeden önce ekmeğinin peşindeki küçük esnafın desteklenmesi takdire şayan. Denizlerimiz 86 milyon vatandaşımızın ortak servetidir; bu berekete sahip çıkıp kurallara uymak hepimizin görevidir. Bilinçli tüketici olarak bizler de yasaklara uymayan ürünleri satın almayarak devletimizin denetimlerine destek vermeliyiz.
Rabbim tüm emektar balıkçılarımızın ağlarını doldursun, yeni sezon bereketli geçsin inşallah. Tüm denizcilerimize rastgele.
Küçük esnafı ve geleneksel kıyı balıkçılığını koruma fikri ilk bakışta kulağa çok hoş gelse de, bu kararın deniz ekosistemimiz ve uzun vadeli sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerini çok iyi analiz etmek gerekiyor. Av sezonunun 15 gün erkene çekilmesi, denizlerimizdeki balık stoklarının henüz yeterince büyümeden ve üreme döngüsünü tam olarak tamamlamadan avlanması riskini beraberinde getirebilir. Palamut gibi göçmen balıkların av baskısına maruz kalma süresinin uzaması, gelecek yıllardaki rekolteyi nasıl etkileyecek, bunun bilimsel bir araştırması yapıldı mı merak ediyorum. Ayrıca, endüstriyel balıkçılar ile küçük esnaf arasındaki bu ayrım, denizlerimizde denetimi daha da zorlaştırabilir ve kaçak avcılığın önünü açabilir. devletimizin millî servetimiz olan denizlerimizi korurken sadece bugünü değil, yarınları da düşünerek hareket etmesi gerektiğine inanıyorum.
Diğer taraftan, büyük gırgır ve trollerin deniz tabanına ve balık popülasyonuna verdiği zararı düşündüğümüzde, küçük balıkçının desteklenmesi sosyal adalet açısından önemli bir adım olarak görülebilir. Ancak bu desteğin sadece avlanma süresini öne çekerek değil, yakıt desteği, kooperatifleşme teşvikleri ve soğuk zincir imkanlarının artırılması gibi daha kalıcı yöntemlerle yapılması gerekmez miydi? Erken avlanma izni, denizlerimizdeki biyolojik çeşitliliği tehlikeye atıyorsa, bu durumdan en nihayetinde yine o korumak istediğimiz küçük esnaf zarar görecektir. Balıkçılık politikalarımızın günübirlik kararlarla değil, deniz bilimcilerin, akademisyenlerin ve işin mutfağındaki insanların ortak aklıyla, çok yönlü bir süzgeçten geçirilerek şekillendirilmesi şarttır. Sektörün tüm paydaşlarını memnun edecek derken, gelecekte soframıza koyacak balık bulamamaktan endişe ediyorum.
Küçük esnafımızın korunması, yerli üretimin ve milli ekonominin güçlenmesi demektir. devletimizin bu adımı, balıkçılıkta da büyük balıkların küçükleri yutmasının önüne geçecek önemli bir düzenlemedir. Palamudun 15 gün erkene alınması, emekçi kardeşlerimizin sofrasına bereket getirecektir. Umarım bu tür destekler daimi olur ve denizlerimizdeki zenginlik milletimizin her ferdine adilce yansır. Hayırlı ve bol kazançlı bir sezon olsun.
Küçük esnafa öncelik tanınması kulağa hoş geliyor da, bu tür düzenlemelerin pratikte ne kadar karşılığı oluyor, orası hep muamma. Palamut avının 15 gün erkene çekilmesi güzel bir jest ama denetim mekanizması yeterince sıkı olmazsa büyük teknelerin bu süreyi fırsata çevirmesi içten bile değil. Umarım bu kez gerçekten küçük balıkçıyı koruyacak şekilde uygulanır da, yine kağıt üzerinde kalan bir düzenleme olmaz. Yoksa bu tür adımların esnafa faydasından çok, birilerinin cebine yaradığını defalarca gördük.