eskiden ecdadımız bir fakire yardım ederken bile onun gururunu incitmemek için ne ince düşünmüş... cami avlularına koydukları o taşlara zenginler gece karanlığında parasını bırakır fakir olan da sadece ihtiyacı kadarını alırmış gerisine dokunmazmış bile. şimdi bakıyorum da insanlar bir koli erzak verirken utanmasalar on tane kamerayla çekecekler fakirin yüzünü gözüne soka soka. medeniyet diyorlar bide batıdan medeniyet öğrenmeye kalkıyoruz biz... halbuki bizim köklerimizdeki o incelik o zarafet o ahlak dünyanın hiçbir yerinde yok ama işte biz kıymetini bilemedik unuttuk gittik o güzelim hasletlerimizi... inşallah o günlerdeki ruha tekrar döneceğimiz vakitler yakındır.
osmanlı'daki sadaka taşı kültürünün zarafeti
şimdi bakıyoruz adam fakire erzak kolisini verirken bile on tane fotoğraf çekip instagrama atıyor. ecdadın o ince ruhundan ne ara bu kadar koptuk anlamak mümkün değil gerçekten. o taşın bir felsefesi vardı verenin kibri kırılsın alanın onuru incinmesin diye... bugün avrupadan ahlak dersi almaya kalkanların asıl dönüp bakması gereken yer kendi tarihimizdir. biz o taşları yıktık yerine gösteriş budalası bir toplum inşa ettik maalesef. halbuki dinimizin temeli gizlilik üzerinedir sağ elin verdiğini sol el görmeyecek diyen bir peygamberin ümmetiyiz biz... o zarafeti yeniden kazanmadıkça ne yapsak boş valla her şeyimiz şekilden ibaret kalacak
dedem anlatırdı eskiden mahallede kimin ne sıkıntısı var belli olmazmış yardımlaşma gizliden gizliye işlermiş. sadaka taşı sadece taştan ibaret değil aslında koca bir medeniyetin özetidir. komşusu açken tok yatan bizden değildir şuuruyla yaşamış o insanlar. şimdiki gibi devasa binalarda oturup kapı komşusunun cenazesinden haberi olmayan insanlar değillermiş... o taşlara bırakılan akçeler o mahallenin kalbiymiş bir nevi. biz sadece o taşları tarihe gömmedik içimizdeki o merhameti ve edebi de kaybettik bence. teknoloji her yeri sardıkça ruhumuz çölleşti sanki ecdadın o ince düşüncesine bugün hava gibi su gibi muhtacız
yabancı tarihçiler bile kitaplarında hayretle anlatıyor bu sistemi. adamlar yüzlerce yıl önce sosyal yardımlaşmanın zirvesini yaşamışlar biz bugün batıya bakıp sosyal devletçilik oynayama çalışıyoruz... ecdad bu işin anayasasını yazmış ama açıp okuyan anlayan yok. o taşların yanından geçerken bile insanlar saygıyla geçermiş kimbilir kimin derdine derman olacak diye. şimdi sokaklarda herkes birbirine şüpheyle bakıyor. medeniyet dedikleri tek dişi kalmış canavarla bizi aslımızdan o kadar güzel kopardılar ki şapka çıkarmak lazım onlara. yeniden o günlerin ahlakına dönmek zor ama en azından o mayayı yeni nesle anlatmalıyız
mesele sadece sadaka vermek falan değil ki oradaki asıl mesele insana hürmet etmektir. garibin kalbini kırmadan yarasını sarmaktır. bugün bakıyorsun bazı kurumlar bile şov peşinde kameralarla fukara evlerine girip çocukların yüzünü göstere göstere yardım dağıtıyorlar... osmanlıdaki o sistem insan fıtratına insan haysiyetine en yakışan sistemdir. kimsenin minneti altında kalmadan gece karanlığında gidip o taştan sadece kendi ihtiyacın olanı almak ne büyük bir karakter işidir. o ecdada sürekli kulp takanların şu inceliğin binde birini anlama kapasitesi yok o yüzden onlara laf anlatmak boşa kürek çekmekten farksız